MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı alacaklı 05.01.2012 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 08.02.2016 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 2015 yılı Ekim, 2016 yılı Ocak ve 2016 yılı Şubat ayları kira alacağı 20.972,00 TL’nin faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 15.02.2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu vekili 22.02.2016 tarihli itiraz dilekçesinde, borçlu müvekkili tarafından Şubat ayı kirasının ödendiğini, banka dekontunun ekte olduğunu, bununla birlikte taraflarca kira artış oranı hakkında bir anlaşma sağlanamamış olup, bu hususun çekişmeli olduğunu, bu nedenle ödeme emrinde belirtilen kira artış oranına da itiraz ettiğini, alacaklı tarafından talep edilen 2015 Ekim ve 2016 Ocak aylarına ait kira bedellerinin aylık 7.788,00 TL üzerinden 30 gün içerisinde icra müdürlüğüne ödeneceğini bildirerek 2016 yılı Şubat ayına ilişkin borca, faize ve ferilerine itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davalının kira sözleşmesine bir itirazının olmadığı, borcun ödenmesi yönünden belge sunmadığı, alacaklı tarafa anahtar teslimi yapılmadığı anlaşılmakla, İİK.nun 269/c maddesi dikkate alınarak talep edilen 2015/Ekim, 2016/Ocak-Şubat aylarına ilişkin kiraların muaccel olduğu dikkate alınarak, itirazın kaldırılması talebinin kabulüne, ayrıca ödeme emri TBK.nun 315 ve İİK.nun 269. maddesinde öngörülen yasal koşulları taşımakta olup, ödenmeyen takip talepnamesinde yer alan aylara ilişkin kira borcu açısından temerrüde düşen davalının İİK.nun 269/a maddesi gereğince davacıya ait kiralanandan tahliyesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre temyiz eden davalı tarafın tahliyeye yönelik temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacının davaya dayanak yaptığı 05.01.2012 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesini davacı şirket kiralayan, davalı şirket de kiracı sıfatıyla imzalamıştır. Davacı 08.02.2016 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2015 yılı Ekim, 2016 yılı Ocak ve 2016 yılı Şubat aylarına ait kira bedellerinin ödenmesini istemiştir. Davalı yasal sürede yaptığı itirazında kira ilişkisine karşı çıkmamış, takip ile talep edilen 2015 Ekim ve 2016 Ocak aylarına ait kira bedellerini aylık 7.788,00 TL üzerinden 30 gün içerisinde icra müdürlüğüne ödeyeceğini bildirmiş ve sadece Şubat 2016 ayı kira bedelini ödediğini ileri sürerek kısmi itirazda bulunmuştur. Davalı takibe itirazı ile yalnızca Şubat 2016 kira alacağına itiraz etmiş ve davacının da kabulünde olduğu üzere Şubat ayı kira bedeli takipten 4 gün önce 12.02.2016 tarihinde 7.788.00 TL olarak ödenmiş olmakla davacının itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle itirazın kaldırılmasına karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ; Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tahliyeye yönelik temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte yazılı nedenle davalı vekilinin alacağa ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen Geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366. maddesi uyarınca kararın hasren BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy