MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı 15.06.2012 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 04.01.2016 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 2015 yılı Şubat ayından Aralık ayına kadarki 11 aylık kira alacağı 8.188,00 TL’nin faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 15.01.2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 18.01.2016 tarihli itiraz dilekçesinde, alacaklıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, kira ödemelerini düzenli olarak bankaya yatırmakta olduğunu, ödeme dekontlarını ekte sunduğunu, bu nedenle alacaklıya herhangi bir borcunun bulunmadığını bildirerek borcun aslına ve faizlerine itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, borçlunun akdi reddetmeyip kirayı ödediğini iddia ettiği, itiraz sebeplerini İİK.nun 269/c maddesi kapsamında noterlikçe resen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya vesika ile ispat edemediği anlaşıldığından, davanın kabulüne, 4.388,00 TL asıl alacak üzerinden itirazın kaldırılmasına, takibin devamına ödeme emrinin tebliğinden itibaren 30 günlük yasal süre içinde kira borçlarının ödenmediği anlaşılmakla davalının kiralanandan temerrüt nedeniyle tahliyesine karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
Takipte dayanılan ve karara esas alınan 15.06.2012 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı 04.01.2016 tarihinde başlattığı icra takibinde 8.188,00 kira alacağının tahsilini talep etmiştir. Ödeme emri 15.01.2016 tarihinde borçluya tebliğ olunmuş, davalı borçlunun itiraz etmesi üzerine takip
durdurulmuştur. Davalı borçlu itirazında borcunu ödediğini belirterek buna dair ödeme belgelerini itiraz dilekçesine eklemiştir. Davalı kiracı takibe konu kira bedellerinin ödendiğini İ.İ.K.'nun 269/c maddesi gereğince noterlikçe resen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre bir makbuz veya vesika ile ispat etmeye mecburdur. Davalı tarafın ödeme savunmasına ilişkin olarak dosyaya sunduğu ödeme dekontlarından davalı borçlu tarafından 02.03.2015 tarihinde ATM’den açıklama yapılmaksızın 1.996,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca 21.03.2015 tarih ve 1.725,00 TL bedelli çek sureti de ödeme belgesi olarak dosyaya sunulmuş olup, çekin arkasına “kira borcunun bir kısmına karşılık aldım” yazılarak kiraya veren ... adı altında imza edilmiştir. Mahkemece davalı tarafça dayanılan söz konusu 02.03.2015 tarihli ödeme ve 21.03.2015 tarihli çek üzerinde durularak, bu konuda alacaklıya da diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy