MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş mahkemece davanın reddine karar verilmiş karar davacı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, 08/06/2009 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 25/12/2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2015 yılı Aralık ayına ait 600,00 TL kira, 203,96 TL elektrik ve su aboneliği bedeli alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçlu süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile; PTT aracılığıyla 462,00 TL gönderdiğini, DASK nedeniyle de 138,20 TL ödeme yaptığını bu şekilde 600,00 TL kira bedelini ödediğini, elektrik ve suyunun kesilmesi nedeniyle yeniden abone olduğunu belirterek borca itiraz etmiştir.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu uyarınca kiracı, kararlaştırılan kira bedelini ödemekle yükümlüdür. Taraflar arasında aksi kararlaştırılmadıkça kiracı, herhangi bir nedenle kira bedelinden kesinti yapamaz. Kira sözleşmesinde, DASK bedelinin kiracı tarafından ödenerek kiradan mahsup edileceğine ilişkin herhangi bir hüküm yer almamaktadır. Bu durumda davalı borçlunun DASK bedelini ödeyerek kiradan mahsup ettiği savunmasına itibar edilemez. Öte yandan; davalı tarafından ibraz edilen 23/12/2015 tarihli PTT tahsilat belgesinden “Kira bedeli-kirayı elden verdim almadı” açıklaması ile 462,00 TL ödeme yaptığı anlaşılmış ise de bu ödemenin hangi ay kirasına ait olduğu açık olmayıp davacı alacaklı tarafından da takip konusu aya ait olduğu kabul edilmemiştir. Bu durumda 23/12/2015 tarihli ödeme belgesinin borçluyu borcundan kurtaracağı düşünülemez. Kaldı ki, anılan ödemenin alacaklı tarafından tahsil edilip edilmediği hususu üzerinde durulmayarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Ayrıca davalı borçlu tarafından ibraz edilen
07/01/2016 tarihli PTT tahsilat belgesinden “07/12/2015-07/01/2016 arası kira” açıklaması ile 600,00 TL bedelin davacı alacaklıya konutta ödemeli olarak gönderildiği anlaşılmış ise de ilgili tebligatı alacaklının tebellüğ edip etmediği, tebellüğ etmemiş ise etmeme nedeni ya da ödemenin alacaklı tarafından tahsil edilip edilmediği hususları araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile davalının ödeme savunması ve takibin haklılık durumu araştırılmadan yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi de doğru görülmemiştir. Diğer yandan davacı alacaklı her ne kadar 203,96 TL elektrik ve su aboneliği bedelinin de tahsilini talep etmişse de anılan bedellerden sadece 90,96 TL lik kısmının ilgili birime ödendiğine dair belge getirmiştir. Kiraya veren sözleşmede düzenleme bulunmadıkça kendisi tarafından yapılmayan aidat, elektrik, su v.b. ödemeler için kiracıya rücu edemez. Bu durumda bakiye 113,00 TL elektrik ve su aboneliği alacağı için varsa davacı alacaklının ödeme belgesi sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle,davacı alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 20/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy