MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İcra Takibine İtirazın Kaldırılması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağı istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması isteminde bulunmuş mahkemece davanın kısmen kabulü ile itirazın 11.844,85 TL alacak üzerinden kaldırılmasına karar verilmiş, karar davacı alacaklı ve davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalı borçlu vekilinin tüm, davacı alacaklı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı alacaklı vekilinin alacağa ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Kiralananın tahliye edildiğinin (kiracının kiralananı iade borcunu yerine getirdiğinin) kabul edilebilmesi için, kiralananın fiilen boşaltılması yeterli değildir. Anahtarın da kiralayana teslim edilmesi gerekir. Kiracının bildirdiği tahliye tarihinin kiralayan tarafından kabul edilmemesi; başka bir ifadeyle, tahliye tarihinin taraflar arasında çekişmeli olması halinde; kiralananın fiilen boşaltıldığını ve anahtarın teslim edildiğini, böylece kira ilişkisinin kendisince ileri sürülen tarihte hukuken sona erdirildiğini kanıtlama yükümlülüğü, kiracıya aittir. Kiralayan anahtarı almaktan kaçınırsa, kiracının yapması gereken, mahkemeden bu yolda tevdi mahalli tayinini isteyip, tayin edilecek yere anahtarı teslim etmek ve durumu kiralayana bildirmektir. Kiracı, kiralananı kendisinin ileri sürdüğü tarihte tahliye ettiğini ispatlayamazsa, kiralayanın bildirdiği tahliye tarihine itibar olunmalıdır. Kiracının kiralananı iade borcu, ancak bu şekilde, durumun kiralayana bildirildiği tarihte son bulur. Aksi takdirde, kiracının, kira parasını ödemek de dahil olmak üzere, sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükleri devam eder.
Somut olayda; davacı alacaklı, 01/09/2010 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 18/06/2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2014 yılı Mayıs ayı için 888,58 TL den, 2014 yılı Haziran ayı ila 2015 yılı Haziran ayı arasına ait aylık 10.956,30 TL den toplam 143.857,68 TL kira ve 7.177,00 TL işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçlu süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile borca itiraz etmiştir.
Davalı borçlu vekili kiralanan taşınmazın 05/06/2014 tarihinde tahliye edildiğini savunmuş ise de anahtar teslimini yazılı belge ile kanıtlayamamıştır. Buna göre, kiralayanın bildirdiği tahliye tarihine itibar olunmalıdır. Davacı alacaklı vekili 08/06/2016 havale tarihli dilekçesi ile 2014 yılı Haziran ayında kiralananın tahliye edildiğini ancak anahtarların teslim edilmediğini belirtmiş, 10/06/2016 tarihli celsedeki beyanında ise “ ...davalı yan taşınmazı Haziran 2014 tarihinde boşaltmış ancak müvekkile anahtarı teslim etmemiş ve ayrıca bir kısım eşyaları da içeride kalmış, Hazirandan bir kaç ay sonra anahtarı çalışanları ile müvekkile göndermişler, hatta müvekkil çalışanlara ulaşmış anahtarı temin etmiştir.” demekle anahtarların Haziran ayından bir kaç ay sonra teslim edildiğini kabul etmiş ancak teslim tarihini tam olarak belirtmemiştir. Bu durumda; Mahkemece, davacı alacaklı vekiline beyanları açıklattırılıp anahtar teslim tarihi netleştirilerek anahtar teslim tarihine kadar olan kira bedelleri üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yorum ile anahtarların 2014 yılı Temmuz ayında teslim edildiği kabul edilerek bu aya kadar olan kira alacağı üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (2) no.lu bentte açıklanan nedenle, davacı alacaklı vekilinin alacağa ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlırının reddine, taraflarca İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 02/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy