MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş mahkemece davanın kısmen kabulü ile itirazın 126.804,41 TL kira ve işlemiş faiz alacağı üzerinden kaldırılmasına, tahliye talebinin reddine karar verilmiş karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı alacaklı vekilinin alacağa ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı alacaklı, 13/10/2014 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 01/12/2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile 13/01/2015, 13/04/20105, 13/07/2015 dönemleri için ayrı ayrı 29.205,00 TL den ,13/10/2015 dönemi için 31.241,65 TL'den toplam 118.856,65 TL kira ve 11.960,73 TL işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçlu süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile alacaklı tarafa icra takibine konu herhangi bir borçlarının olmadığını belirterek borca, faize ve ferilerine itiraz etmiştir.
İİK.nun 269/c maddesinde "Borçlu akdi reddetmeyip kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemiyeceğini bildirerek itiraz etmiş veya takas istemişse, itiraz sebeplerini ve isteğini noterlikçe re'sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya vesika ile ispat etmeğe mecburdur." düzenlemesi bulunmaktadır. Davalı borçlu itirazında; takip dayanağı kira sözleşmesi altındaki imzaya ve aylık kira miktarına karşı çıkmadığına göre kira sözleşmesi ve takip konusu kira miktarı kesinleşmiş olup davalı borçlu takip konusu kira alacağını ödediğini İ.İ.K.269/c maddesi uyarınca yazılı belge ile kanıtlamalıdır. Bu durumda mahkemece, takip konusu kira miktarının itiraz edilmeksizin kesinleştiği dikkate alınarak tüm kira alacağı üzerinden itirazın kaldırılmasına ve işlemiş faiz yönünden yeniden bilirkişiden ek rapor almak suretiyle işlemiş faiz alacağı belirlenerek karar verilmesi gerekirken bundan zuhul ile hatalı bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin alacağa ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy