MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, itirazın kısmen kaldırılmasına, tahliye konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş, mahkemece, itirazın 5.250,00 TL asıl alacak ve 165,33 TL işlemiş faiz üzerinden kaldırılmasına, tahliye konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar davalı borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, 10/08/2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 24/10/2013 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2013 yılı Şubat ayı ila Eylül ayı arasına ait aylık 750,00 TL den toplam 6.000,00 TL kira ve 959,16 TL işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçlu süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile; taşınmazın Fatma Işıklılar tarafından intifa hakkı sahibinin rızası hilafına kiraya verilmiş olduğunun tarafına tebliğ edildiğini, bunun üzerine intifa hakkı sahibi ile yeni anlaşma yapıldığı için 16/04/2010 tarihi itibariyle kontratın geçersiz olduğunu belirterek borca itiraz etmiştir.
Davacı alacaklının, dava dışı intifa hakkı sahibi Sadi Işıklılar’ın verdiği 09/08/2009 tanzim tarihli muvafakatname uyarınca dava konusu taşınmazı 10/08/2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesi ile davalı borçluya kiraya verdiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dava dışı intifa hakkı sahibi, kiraya veren alacaklıya gönderdiği 26/03/2010 keşide tarihli ihtarname ile kira sözleşmesinin akdedilmesi için onay alınmadığını, kira sözleşmesinin tarafına gönderilmesini, 2010 yılı Mart ayına ait kira bedelinin ödenmiş olması halinde ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içerisinde iade edilmesini ve bundan sonra kira bedellerinin alınmaması gerektiğini ihtar etmiş, ihtarname 02/04/2010 tarihinde muhataba tebliğ edilmiştir. Yine dava dışı intifa hakkı sahibi , kiracı borçluya gönderdiği 19/04/2010 keşide tarihli ihtarname ile intifa hakkı sahibi olduğunu, ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren üç gün içerisinde doğacak tüm kira bedellerinin belirtilen banka hesap numarasına ödenmesini ihtar etmiş , ihtarname bila tebliğ iade edilmiş ise de, davalı borçlu ihtarnameden haberdar olmuştur.
İntifa hakkına sahip olan kişinin en çok hayatı ile sınırlı olarak, başkasına ait bir taşınmazdan tamamıyla yararlanmak ve kullanma hakkı bulunmakta olup, kira bedelinin kendisine ödenmesini talep etme hakkı vardır. Dava dışı Sadi Işıklılar’ın gerek kiraya verene gerekse kiracıya ihtarname keşide ederek kira bedellerinin kendisine ödenmesini istediği, bu durumda malik ya da intifa hakkı sahibi olmayan ve vekaleti sona eren davacı kiraya verenin kira alacağının tahsilini talep edemeyeceği üzerinde durulmaksızın yazılı gerekçe ile itirazın kısmen kaldırılmasına ve tahliye konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle,davalı borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nın 366. ve 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nın 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,16/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy