MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın Kaldırılmasıve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 315. maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiraya veren tarafından açılması gerekir. Kiralanan paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların davaya katılmaları gerekir. Bu koşullar birlikte dava açma şeklinde gerçekleşebileceği gibi bir paydaş tarafından açılan davaya sonradan diğer paydaşların onaylarının alınması şeklinde de sağlanabilir. Elbirliği mülkiyetinde, ortakların davaya katılmaları sağlanamaz ise miras bırakanın terekesine temsilci atanması sağlanarak temsilci huzuruyla dava yürütülür. Dava hakkına ilişkin olan bu hususların mahkemece kendiliğinden gözönünde bulundurulması gerekir.
Somut olayda; Davacı alacaklı, 01/12/2009 başlangıç tarihli ve yedi yıl süreli kira sözleşmesine dayanarak 22/01/2014 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2011 yılı Aralık ayı ila 2014 yılı Ocak ayı arasına ait toplam 2.197,52 TL kira alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçlu süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile borca itiraz etmiştir.
Takip dayanağı kira sözleşmesi uyarınca kiraya verenin dava dışı Cemal Başural olduğu, 18/08/2010 tarihinde vefat ederek geriye davacı alacaklı ile birlikte üç kişiyi daha mirasçı olarak bıraktığı anlaşılmıştır. Davacı alacaklı tek başına takip başlatıp dava açmıştır. Davacı alacaklı tarafından ibraz edilen 25/08/2010 tanzim tarihli taksim sözleşmesinden dava konusu kiralananın davacı alacaklıya bırakıldığı anlaşılmış ise de, mülkiyet tescil ile kazanılabilecektir. Bu durumda mahkemece dava konusu kiralanan taşınmaza ait tapu kaydı getirtilerek alacaklının tek başına kira alacağının tamamını ve kiralananın tahliyesini talep edip edemeyeceği, taraf teşkilinin sağlanıp sağlanmadığı üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davalı borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nın 366. ve 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nın 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy