MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; ödenmeyen kira alacaklarının tahsili için borçlu aleyhine haciz ve tahliye talepli icra takibi başlattıklarını, davalı borçlunun itirazı ile takibin durduğunu, yapılan itirazın yersiz ve haksız olduğunu belirterek itirazın kaldırılması ile davalının mecurdan tahliyesini talep etmiştir. Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmın kabulüne, fazla talep edildiği anlaşılan 2.911,38 TL'ye ilişkin itirazın kaldırılması talebinin reddine, takibe konu 112,224,34 TL alacağa ilişkin itirazın kaldırılarak takibin bu miktar üzerinden devamına, tahliye isteminin reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin tahliyeye yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı vekilinin alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince; davalı, vekili aracılığı ile verdiği itiraz dilekçesinde alacaklı tarafa takibe konu bir borcu olmadığını belirterek itirazda bulunmuş, asıl alacak miktarına itiraz etmemiş, alacak miktarı kesinleşmiştir. Bununla birlikte faiz oranının fahiş olduğu ileri sürülerek faiz oranına itiraz etmiştir. Mahkemece asıl alacağa yönelik itirazın kaldırılması talebinin, miktara yönelik bir itiraz olmadığından kabulü gerekirken 2.911,34 TL asıl alacak bakımından itirazın kaldırılması talebinin reddi doğru olmadığı gibi esas hakkında karar verilirken ne miktar asıl alacak ne miktar faiz yönünden itirazın kaldırıldığı belirtilmeden infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Davacı vekilinin yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenler ile temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenler ile temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 19.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.