MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili 21.01.2016 tarihinde başlattığı icra takibi ile 01.12.2007 başlangıç tarihli 1 yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak birikmiş kira alacaklarının tahsili ile tahliye talep etmiştir. Ödeme emrinin davalı borçluya tebliği üzerine, davalı, vekili aracılığı ile verdiği dilekçede alacaklı olduğunu iddia eden tarafın herhangi bir sıfatı bulunmadığı, vekil edeninin alacaklı olduğunu iddia eden tarafı hiç görmediği ve tanımadığı, alacaklının taraf sıfatı olmadığı, borçlunun tüm kira ödemelerini kira sözleşmesinde kiralayan olarak görünen kişiye ödediği iddiaları ile itiraz etmiştir. Davacı vekili bunun üzerine icra mahkemesine başvurarak davalının, mülkiyeti vekil edenine ait olan taşınmazda 01.12.2007 tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, takipte talep edilen kira bedellerinin ödenmediğini, sunulan vekaletname ve tapu örneklerinden mülkiyeti vekil edenine ait taşınmazın kendisine verilen vekaletname uyarınca kiraya verildiğini belirterek itirazın kaldırılmasını ve davalının kiralanandan tahliyesini talep etmiştir. Mahkemece dayanak kira sözleşmesinde kiraya verenin ... olduğu, takip talebi ve ödeme emrinde alacaklının ... olduğu, alacaklının taraf sıfatına itirazda bulunduğu, bu durumda taraflar arasında ihtilafsız bir kira akdinden söz edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 315.maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiraya verenler tarafından açılması gerekir. Kiraya veren durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden yeni malikin önceden kiracıya ihbar göndererek kira paralarının kendisine ödenmesini istemesi bu ihbarın sonuçsuz kalması halinde yasal içerikli ihtarname tebliğ ettirmek suretiyle dava açması gerekir. Kiralanan paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği mülkiyetine konu teşkil ediyorsa tüm ortakların davaya katılmaları gerekir. Dava hakkına ilişkin bu husus mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulmalıdır.
Somut olayda; takibe dayanak yapılan 01.12.2007 tarihli kira sözleşmesi dava dışı ... ile davalı arasında aktedilmiştir. Dosya arasında bulunan tapu kaydına göre taşınmaz 24.04.1996 tarihinde davacı adına kayıtlıdır. Mevcut tapu kaydına göre davacı takip ve dava tarihinde tapu kayıt malikidir. Bu durumda mahkemece kayıt malikinin dava hakkı olduğu gözetilerek ve davalının ödemelerini kira sözleşmesindeki kiraya verene yapıldığı iddiası üzerinde durularak takip tarihi itibariyle davalının borçlu olup olmadığı tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile red kararı yerinde görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 26.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.