MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı alacaklı 01.04.2010 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 10.02.2014 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 01.09.2012 – 01.02.2014 tarihleri arası kira alacağı 35.663,00 TL’nin faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 27.02.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 03.03.2014 tarihli itiraz dilekçesinde, kendisinin böyle bir ticari faaliyeti ve borcunun bulunmadığını, bahsedilen adreste ... İnşaat Taah. Turizm San. ve Tic. Ltd.Şti.nin faaliyet göstermekte olduğunu, ... adına devir sözleşmesinin de mevcut olduğunu, bu taşınmazın ..., ..., ... ile ... İnşaat Taah. Turizm San. ve Tic. Ltd.Şti. arasında olduğunu, kiralarında 2010 yılından itibaren muntazam olarak ödenmekte olduğunu, banka hesaplarında da şirket adına ödemelerin mevcut olduğunu, elden ödenen kira bedellerinin de imzalı tutanak olarak mevcut olduğunu, kendisinin şahsi bir borcu ve yükümlülüğünün bulunmadığını bildirerek takibe ve borca itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, kiraya verenlerin ibraz ettiği kira sözleşmesinde kiracının ... İnşaat Taahhüt Turizm Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. olduğuna dair hiçbir bilgi ve ibare yer almamakta olup, bu bağlamda takibe konu kira sözleşmesine göre kiracının ... olduğunun kabul edildiği, kira bedeli brüt 3.000,00-TL olarak gösterilmiş olup, kira bedellerinin net olarak ödeneceği, kira stopajlarının kiracı tarafından ödeneceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığından hesaplamaların brüt kira bedeli üzerinden yapıldığı, taleple bağlılık ilkesi gereğince takip konusu yapılabilecek kira alacağının 35.663,00-TL olacağı, işlemiş yasal faizin 1.806,96-TL olduğu, bilirkişi raporu benimsenmiş olup, bu bağlamda; dosyaya alınan bilirkişi raporları doğrultusunda davanın kabulü ile, davalının itirazının kaldırılmasına ve takibin 35.663,00-TL asıl alacak, 1.806,96-TL işlemiş faizi olmak üzere 37.469,96-TL üzerinden devamına karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması istemine ilişkindir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre temyiz eden davalı tarafın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Takipte dayanılan ve karara esas alınan 01.04.2010 başlangıç tarihli 10 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede kira bedeli aylık yatırılacak olup, ilk yıl aylık kira bedeli brüt 3.000,00 TL olarak belirlenmiştir. Sözleşmenin özel şartlar 16. maddesine göre kiralanan gayrimenkule tahakkuk edecek stopaj vergisi kiracıya aittir. Bu şartlar geçerli olup, tarafları bağlar. Gelir Vergisi Kanunu'nun 70.maddesi işyeri kiralama işlemi nedeniyle gayrimenkul sermaye iradı elde edilen hallerde kazançların vergilendirilmesinde stopaj usulünü getirmiştir. Stopaj, kira bedelinden yasada belirtilen orandaki miktarın kiracı tarafından kiralayan adına Vergi Dairesine ödenmesi gereken meblağdır. Stopajda yükümlü kiralayan, sorumlu ise kiracıdır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda kira bedeli brüt 3.000,00 TL olarak kabul edilerek ödenmesi gereken miktar bulunmuş, bu miktar davalı kiracının bankaya yaptığı ödemeler ile karşılaştırılarak neticeten davalı kiracının 36.692,00 TL eksik ödemede bulunduğu tespit edilmiştir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle aylık kira bedeli olan brüt 3.000,00 TL’nin stopaj vergisi kesintisi yapıldıktan sonra net miktarını bulmak, bu miktar üzerinden ödenmesi gereken kira miktarını tespit ederek çıkan rakamı davalı kiracının banka hesabına yatırdığı kira paraları ile karşılaştırmak suretiyle eksik ödeme olup olmadığını tespit etmekten ibarettir. Buna göre mahkemece mevzuata uygun şekilde net kira bedeli hesap edilerek, bu net kiralar üzerinden hesaplama yapılması gerekirken, yetersiz bilirkişi raporu doğrultusunda brüt kira bedeli üzerinden karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ; Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte yazılı nedenle davalı vekilinin alacağa ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen Geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın alacağa hasren BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 28.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy