MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı 01.11.2014 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 06.01.2016 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 8.800,00 TL kira alacağının faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 25.02.2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 01.03.2016 tarihli itiraz dilekçesinde, kira borcunun günü gelenlerini PTT marifetiyle aylık olarak alacaklının adresine göndererek ödemekte olduğunu, alacaklıya başka bir borcunun kalmadığını, buna ilişkin dekont suretlerini dilekçesi ekinde sunduğunu bildirerek borcun tamamına, faize ve ferilerine itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davalının ödeme iddiaları doğrultusunda ...Merkez Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda, ... adına gönderilen konutta teslim havalelerin adres yetersizliği sebebiyle alıcısına teslim edilemediğinin bildirildiği, davalının itirazını borçlu olmadığı olgusuna dayandırmış olup, İİK.nun 269/c maddesinde öngörüldüğü üzere borçlu olunmadığını ispat edemediği anlaşılmış olmakla, davanın kabulü ile davalının itirazının kaldırılarak takibin devamına, takip konusu asıl alacağın %20'si oranında 1.760,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının dava konusu taşınmazdan tahliyesine karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre temyiz eden davalı tarafın tahliyeye yönelik temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Takipte dayanılan ve karara esas alınan 01.11.2014 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesi ile dava konusu taşınmaz konut olarak kullanılmak üzere ve yıllık 8.000,00 TL bedelle kiralanmıştır. Kira sözleşmesinin ön yüzünde kira bedelinin “peşin” olarak ödeneceği kararlaştırılmakla birlikte, sözleşmenin özel şartlar 5. maddesinde kira bedelinin ayın ilk 5 gününde ve her ay peşin ödeneceği düzenlenmiştir. Bu durumda kira bedelinin aylık ödeneceğinin kabulü gerekir. Davalı da itiraz dilekçesi ve cevap dilekçesi ile kira bedelinin aylık olarak ödendiğini ileri sürmektedir. Davalının da kabulünde olduğu üzere takip tarihi itibariyle muaccel olan kiralar istenebilir olup, davalı bu kira bedellerinin ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini İİK.nun 269/c maddesinde belirtilen makbuz ve belgelerden biri ile ispat edemediğine göre takip tarihi itibariyle muaccel olan kısım üzerinden itirazın kaldırılmasına, bakiye alacak yönünden ise talebin reddine karar verilmesi gerekirken, takibe konu alacağın tamamı üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının tahliyeye yönelik temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte yazılı nedenle davalının alacağa ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın alacağa hasren BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde geri verilmesine 14.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy