MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kiralananın Tahliyesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı alacaklı 01.07.2010 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 30.06.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile aylık 750,00 TL'den 2014 yılı Şubat ve Temmuz ayları ile aylık 810,00 TL'den 2015 yılı Ocak ve Nisan ayları kira alacağı 3.120.00 TL'nin faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 02.07.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı kiracının takibe itiraz etmemesi üzerine takip kesinleşmiştir. Mahkemece, borçlunun takibe itiraz etmediği gibi 30 günlük yasal süre içerisinde takip konusu kira borcunu da ödemediği, bu nedenle temerrüt şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve kiralananın tahliyesine karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen icra takibi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir.
Karara esas alınan ve icra takibine dayanak yapılan 01.07.2010 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı 30.06.2015 tarihinde başlattığı icra takibinde 3.120.00 TL kira alacağının faiziyle tahsilini talep etmiştir. Ödeme emri 02.07.2015 tarihinde borçluya tebliğ olunmuş, davalı borçlunun itiraz etmemesi üzerine takip kesinleşmiştir. Davalı kiracı takibe konu kira bedellerinin ödendiğini İ.İ.K.’nun 269/c maddesi gereğince noterlikçe resen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre bir makbuz veya vesika ile ispat etmeye mecburdur. Davalı duruşma sırasındaki beyanında, kira borcuna ilişkin ödemeleri alacaklının hesabına yaptığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı tarafın ödeme savunmasına ilişkin olarak getirtilen banka hesap özetinden davalı borçlu tarafından 13.07.2015 tarihinde ATM'den açıklama yapılmaksızın 3.500,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Ödeme belgesi borcu söndüren belge niteliğinde olduğundan, savunmanın genişletilmesi olarak değerlendirilemez. Yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. Mahkemece davalı tarafça dayanılan söz konusu 13.07.2015 tarihli ödeme üzerinde durularak, bu konuda alacaklıya da diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen Geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK'nın 428.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 14/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.