MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü
KARAR
Davacı alacaklı 01.06.2014 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 18.01.2016 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 2015 yılı Haziran ayından 2016 yılı Ocak ayına kadarki bakiye kira alacağı 3.600,00 TL’nin faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 23.01.2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu vekili 27.01.2016 tarihli itiraz dilekçesinde, müvekkilinin ...’nün tarafı olduğu kira akdine ilişkin tüm kira borçlarını kanuna uygun şekilde ve zamanında ifa ettiğini, herhangi bir borcunun bulunmadığını bildirerek takibe itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davalı tarafça ayrıca ve açıkça aylık kira bedeline itiraz edilmediğinden yargılama sırasında kiranın 750,00 TL olduğu ve kiralananda ayıplar bulunduğu, bakım ve tadilat masraflarının kiradan düşüleceğinin kararlaştırıldığı yönündeki savunmalarının genel mahkemede yargılamayı gerektirir nitelikte olup, mahkemelerince incelenemeyeceğinden kabul edilmediği, bilirkişi raporunda, takip talebinin gerçek alacak miktarını yansıttığının mütalaa edildiği, bilirkişi raporunun karar vermeye yeterli görüldüğü, davalının itirazının haksız olduğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davalının itirazının kaldırılmasına, takibin devamına, kiralananın tahliyesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemlerine ilişkindir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre temyiz eden davalı tarafın tahliyeye yönelik temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Takipte dayanılan ve karara esas alınan 01.06.2014 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede kira bedeli aylık 750,00 TL olarak belirlenmiş olup, artış şartı belirlenmemiştir. Ödeme emrinin davalıya tebliği üzerine verilen borca itiraz dilekçesinde davalı; tüm kira borçlarını ödediğini ve herhangi bir borcu bulunmadığını belirtmiş, cevap dilekçesinde ise kira sözleşmesinde aylık kira bedelinin 750,00 TL olup, artış yapılacağına dair hüküm bulunmadığını ileri sürmüştür. İİK’nun 63.maddesi hükmüne göre itiraz eden kiracı, itirazın kaldırılması duruşmasında alacaklının dayandığı senet metninden anlaşılanlar dışında itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez. Davalı kiracının, takibe dayanak kira sözleşmesinde aylık kira bedelinin 750,00 TL olup, artış yapılacağına dair hüküm bulunmadığına ilişkin itirazı sözleşme metninden anlaşılır nitelikte olup sonradan ileri sürülmesinde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Bu durumda aylık kira bedelinin 750,00 TL olduğunun kabulü ile bu miktar üzerinden alacağın hesaplanması gerekirken takipte belirtilen miktarın tamamı üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tahliyeye yönelik ve sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2 nolu bentte yazılı nedenle davalı vekilinin alacağa ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın alacağa hasren BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 03.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy