MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı 01.03.2013 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 14.08.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile aylık 1.750,00 TL’den 2015 yılı Şubat ayından 2016 yılı Şubat ayına kadarki 13 aylık kira alacağı 22.750,00 TL’nin faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 19.08.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu şirket vekili 26.08.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, müvekkili firmanın alacaklıya borcu bulunmadığını bildirerek borca, faize ve tüm ferilerine itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davacı tarafça davalı kiracı ve kefil aleyhine kira borcundan dolayı takip yapıldığı, borçlulardan ...’ün itirazları nedeniyle takibin durduğu, davanın süresinde açıldığı, davacı her ne kadar icra takibi yapmış ve dava açmış ise de kiracı şirkete ödeme emrinin tebliğ edilemediği, borca itiraz etmediği, bu durumda itirazın kaldırılması ve tahliye davalarının şartlarının olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
Her ne kadar mahkemece kiracı şirkete ödeme emrinin tebliğ edilmediği, borca itiraz etmediği, bu durumda dava şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, dosya kapsamından tahliye ihtarlı ödeme emri borçlu kiracı şirkete 19.08.2015 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalı şirket tarafından 26.08.2015 tarihinde takibe süresinde itiraz edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'ya 6217 sayılı Kanunla eklenen Geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK'nın 428. maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 14.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy