MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İcra Takibine İtirazın Kaldırılması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlular aleyhine kira alacağı istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçluların itirazı üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması isteminde bulunmuş mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş karar davalı borçlular vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, 20/05/2011 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 13/02/2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile 31.153,00 TL 11/02/2015 tarihli asıl alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçlu süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile; kiralananın tahliye edildiğini belirterek borca itiraz etmiştir.
Davacı alacaklı vekili dava dilekçesinde ödenmeyen 27.600,00 TL kira ve 3.353,00 TL aidat alacağının tahsili amacıyla takip başlatıldığını belirtmiş, ödenmeyen ayların hangi aylar olduğunu ve miktarını açıklamamıştır. Öte yandan, her ne kadar kira sözleşmesinde aidat bedelinin kiracı tarafından ödeneceği kararlaştırılmış ve aidat alacağının tahsili amacıyla apartman yönetimi tarafından kiraya veren aleyhine icra takibi başlatılmış ise de kiraya veren ancak apartman yönetimine ya da anılan icra dosyasına ödediği aidat bedeli kadar kiracıya rücu edebilir. Kaldı ki, ... 6.İcra Müdürlüğünün 2012/12938 sayılı icra dosyası ile 1.834,58 TL aidat,183,96 TL klima tahakkuku, 40,00 TL handyman ücreti de talep edildiği anlaşılmaktadır. Bu taleplerden klima tahakkuku ve handyman ücretinden kiracının sorumlu olup olmadığı,davacı alacaklının ödemiş olması halinde rücu edip edemeyeceği de mahkemece tartışılmalıdır. Bu durumda mahkemece davacı alacaklıya takip konusu apartman giderlerinin ödendiğine dair varsa yazılı belgesi sorularak rücu hakkının bulunup bulunmadığı ve ödenmeyen ay kiraları açıklattırılarak özellikle davalı kefilin kefaletinin kefalet süresi içerisinde kalıp kalmadığı üzerinde durulup sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle,davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 23.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy