MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Davalı borçlu vekilinin tahliyeye ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Türk Borçlar Kanunu'nun 315. maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiraya veren tarafından açılması gerekir. Kiralanan paylı mülkiyete konu ise pay ve paydaş çoğunluğunun sağlanması, elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların davaya katılmaları gerekir. Bu koşullar birlikte dava açma şeklinde gerçekleşebileceği gibi bir paydaş tarafından açılan davaya sonradan diğer paydaşların onaylarının alınması şeklinde de sağlanabilir. Elbirliği mülkiyetinde, ortakların davaya katılmaları sağlanamaz ise miras bırakanın terekesine temsilci atanması sağlanarak temsilci huzuruyla dava yürütülür. Dava hakkına ilişkin olan bu hususların mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir. Öte yandan; Davadaki eksikliğin sonradan giderilmesi mümkün ise de, icra takibindeki eksikliğin giderilmesi mümkün değildir.
Olayımızda, taraflar arasındaki kira sözleşmesi ... varisleri adına ... tarafından akdedilmiş, takip ... tarafından kendi adına başlatılmıştır. Dosyaya ...’ya ait mirasçılık belgesi kazandırılarak , aralarında elbirliği mülkiyeti var olan tüm mirasçıların katılmadığı takip talebi ve ödeme emrinin hukuki sonuç doğurmayacağı gözetilerek tahliye talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kiralananın tahliyesine karar verilmesi doğru değildir.
2) Davalının alacağa yönelik temyiz itirazına gelince;
Kiralanan taşınmaz paylı mülkiyete konu ise her bir paydaş sadece kendi payına düşen alacağı talep edebilir. Elbirliği halinde mülkiyete konu teşkil ediyorsa tüm ortakların birlikte icra takibi başlatmaları gerekir.
Olayımızda, takip ... varisleri tarafından yapılması gerekirken ... tarafından yapıldığına göre, taşınmaz için elbirliği mülkiyeti bulunması durumunda davacı tek başına takip yapamaz. Taşınmaz paylı mülkiyete dönüştürülmüş ise davacı kendi payına düşen alacak miktarını isteyebilir. Mahkemece kiralananın mülkiyet durumu araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.nın 6217 sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428. maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK'nın 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 04.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.