MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlular hakkında kira alacağı ve tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine itiraz üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması, tahliye ve tazminat isteminde bulunmuştur. Mahkemece davanın kabulü ile itirazın kaldırılmasına, takibin devamına,asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine ve tahliyeye karar verilmiş, karar davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalı kiracının temyiz itirazlarının reddine,
2- Davalı kefilin temyiz itirazlarına gelince ; Takibe dayanak yapılan ve karara esas alınan 15.12.2009 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı ... kira sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır. Davacı 08.10.2015 tarihinde başlatmış olduğu icra takibinde 15.09.2010 ve 15/09/2015 tarihleri arasındaki kira parasını ve işlemiş faizi olarak toplam 34.923,88 TL'nin tahsilini istemiştir. Davaya konu kira sözleşmesi kiraya veren ... ile kiracı İsmet Pirim arasında 15.12.2009 tarihli bir yıl süreli olarak düzenlenmiş,davalı ... ise müteselsil kefil olarak sözleşmeyi imzalamıştır. Kira sözleşmesinin hususi şartlar bölümünün 16. maddesinde kefaletin kiracının kiralananda kaldığı müddetçe kefilin sorunluluğunun devam edeceği kararlaştırılmış ise de kefilin Sorumlu olacağı süre ve sorumlu tutulacağı azami miktar gösterilmemiştir. Borçlar Kanunu'nun 484. maddesi hükmü gereğince kefaletin geçerliliği kefilin sorumlu olacağı miktar ve kefalet süresinin belirlenmesi koşuluna bağlıdır. Bu nedenle ne kadar uzayacağı belirsiz bir kira süresine ilişkin olan ve kefili sınırsız bir sorumluluk altına sokan sözleşme hükmü geçerli değildir. Davaya konu icra takibine konu edilen kira alacağından ilk kira süresinin bittiği dönemden sonraki, yasa gereği uzayan 15.12.2010 ve 15/09/2015 kira alacağına ilişkin dönemlerden, Borçlar Kanunu 484. 12.4.1994 gün ve 14/13 sayılı İBK. ve 22.3.2006 gün 6-78/88 sayılı H.G.K. Uyarınca davalı borçlu kefil sorumlu tutulamaz. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular karşısında davalı kefilin 2010 yıl Eylül, Ekim, Kasım ayları kira parasından sorumlu olacağı uzayan dönem kirasından sorumlu tutulamayacağı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davalı kefil yönünden de davanın tümden kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle,davalı kefilin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 05.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy