MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kiralananın Tahliyesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu süresinde itiraz ettiği halde, davacı İcra mahkemesinden kiralananın tahliyesi isteminde bulunmuştur. Mahkemece, tahliyeye karar verilmesi üzerine karar, davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, 04/03/2016 tarihinde başlatmış olduğu icra takibinde toplam 11.000,00 TL kira bedelinin tahsilini talep etmiştir. Davalı borçluya örnek 13 tahliye ihtarlı ödeme emrinin 09/03/2016 tarihinde tebliği üzerine borçlu vekilinin süresinde icra müdürlüğüne verdiği 14/03/2016 tarihli dilekçesi içerik itibariyle borcun tamamına ve kira sözleşmesine itiraz niteliğindedir. Davalının yasal süresinde takibe İtiraz etmesi üzerine icra takibi durmuş olup; itiraz kaldırılmadan ya da iptal edilmeden tahliyeye karar verilemez. Dava dilekçesindeki istek sadece kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece bu hususlar üzerinde durularak istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulü İle tahliyeye karan verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davalı borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nın 366. ve 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nın 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edene iadesine, 05.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.