MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklılar tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacılar icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş mahkemece kiralanan taşınmazın kentsel dönüşüme girdiği ve kiralayanın Ocak 2015’ten itibaren kira yardımı aldığı, yasal düzenlemeye göre kira yardımı alınmasının taşınmazın boş olarak teslimi şartına bağlandığı, dava konusu taşınmazın 25/11/2013 tarihinde riskli olarak tespit edildiği, kira yardımının murisin vefatı nedeniyle durdurulduğu, bu nedenle mirasçılara kira yardımı yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı alacaklılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklılar 01/05/2011 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesine dayanarak 14/01/2016 tarihinde başlattıkları icra takibi ile 2015 yılı Eylül, Ekim, Kasım, Aralık aylarına ait aylık 917,00 TL den toplam 3.668,00 TL kira alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçlu süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile borca itiraz etmiştir.
Geçerli olan bir kira sözleşmesi ya tarafların birbirine uygun fesih bildirimi ile ya mahkeme kararı ile ya da kiralananın yok olması ile sona erer. Kiralananın tahliye edildiğinin (kiracının kiralananı iade borcunu yerine getirdiğinin) kabul edilebilmesi için kiralananın fiilen boşaltılması yeterli değildir. Anahtarın da kiralayana teslim edilmesi gerekir. Anahtar teslimini ispat yükü kiracıdadır. Davalı borçlu her ne kadar kiralananı boşalttığını ve kira yardımı alındığını iddia etmiş ise de kiralananı tahliye ettiğini yazılı belge ile kanıtlayamamıştır. Dosya içeriğinde kiralananın yıkıldığına ve yok edildiğine ilişkin bir belge de yer almamaktadır. Mahkemece anılan hususta davalı borçluya delillerini bildirme imkanı tanınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı alacaklılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. Maddesi uyarınca BOZULMASINA; taraflarca İİK’nun 366/3. Maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edene iadesine, 05.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.