MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklılar tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine borçlunun itirazı üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş mahkemece davanın reddine karar verilmiş karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davacı borçlu vekilinin tahliyeye ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı alacaklı vekilinin alacağa ilişkin temyiz itirazlarına gelince; davacı alacaklı, 01.01.2008 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 29/06/2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile 49.135,00 TL. kira alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçlu süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile borca itiraz etmiştir.
İİK'nun 269/2 maddesinde ''borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait sözleşmedeki imzasını açık ve kesin olarak reddetmezse akdi kabul etmiş sayılır '', İİK'nun 269/b maddesinde de “Borçlu itirazında kira akdini ve varsa mukavelenamede kendisine izafe olunan imzayı reddettiği takdirde alacaklı; noterlikçe re’sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş bir mukavelenameye istinat ediyorsa merciden itirazın kaldırılmasını ve ihtar müddeti içinde paranın ödenmemesi sebebiyle kiralananın tahliyesini isteyebilir.” düzenlemesi bulunmaktadır.
Davalılar itirazlarında; takibe dayanak yazılı kira sözleşmesinin varlığına ve sözleşmedeki imzalarına itiraz etmediklerine göre takip dayanağı 01.01.2008 tarihli kira sözleşmesinin varlığı kesinleşmiştir.
Taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayan takip dayanağı kira sözleşmesinden kiraya verenlerin davacı alacaklılar ..., ... ile dava dışı ...’nun olduğu anlaşılmaktadır. Kiraya verenlerden birinin sözleşmedeki kira bedelinden kendi payına düşen kısmın tahsili için icra takibi yapmasında bir usulsüzlük bulunmamakta olup somut olayda davacı alacaklılar aylık kira bedelinin tamamı için takip başlatmışlardır. Takip dayanağı kira sözleşmesinde kira bedellerinin davacı alacaklılara ödeneceğine dair bir hüküm de bulunmadığına göre aylık kira bedelinin kiraya verenlere eşit şekilde maliklere ise tapudaki paylarına göre ödeneceği kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın tümden reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin icra inkar tazminatına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10.04.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy