MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı 01.05.2013 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira akdine dayanarak 08\12\2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 2015 yılı Aralık ayına ilişkin kira bedeli olan 2.310,00 TL’nin faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 11\12\2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 17.12.2015 tarihli itiraz dilekçesi ile davacıya borcu bulunmadığını beyan ederek borca itiraz etmiştir. İtiraz üzerine davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar Mahkeme tarafından 07\12\2015 tarihli dekont ile davalının 2015 Aralık ayı kira bedeli ödendiğinden bahisle red kararı verilmiş ise de;
Türk Borçlar Kanununun 101 inci maddesinde; “ Birden çok borcu bulunan borçlu, ödeme gününde bu borçlardan hangisini ödemek istediğini alacaklıya bildirebilir. Borçlu bildirimde bulunmazsa, yapılan ödeme, kendisi tarafından derhâl itiraz edilmiş olmadıkça, alacaklının makbuzda gösterdiği borç için yapılmış sayılır.”hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenleme kapsamında; karara konu ödeme dekontunda ödemenin hangi ay kira bedeline ilişkin olduğunun belirtilmediği, ayrıca davacı vekili ve davalı vekilinin sunduğu ödeme dekontlarından da davalının takip dönemi öncesine ait kira borçlarının bulunduğu, bu kira borçlarını da gecikmeli ödediği anlaşılmaktadır. 07.12.2015 tarihli ödeme dekontu ile yapılan ödemeyi alacaklı davacının daha önceki dönem kiralarına mahsup ettiği hususu dikkate alındığında, davalı borçlu ödeme süresi içerisinde takip konusu kira alacağını ödediğini ispatlayamadığından davanın kabulü ile tahliye kararı verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile verilen red kararı doğru değildir..
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nın 366. ve 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’ın 428. naddesi uyarınca alacağa ilişkin bölümünün BOZULMASINA, taraflarca İİK’nın 366/3. kaddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edene iadesine, 04.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy