MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde; kira alacağının tahsili amacıyla davalı borçlu aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalı borçlunun borca itiraz ettiğini belirterek itirazın kaldırılmasına ve kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, 2015 Mayıs ayı kira bedelini ödediğini, davacı tarafa borcunun olmadığını, işyerine yüklü miktarda tadilat yaptırdığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, borçlu tarafından birçok tadilat yapıldığı ve yapılan bu masrafların kira bedelinden düşüldüğü ileri sürülmüşse de. borçlunun buna ilişkin alacaklı ile aralarında düzenlenmiş herhangi bir yazılı belge ibraz edilemediği, davalının kira sözleşmesi gereğince borcu ödediğine ilişkin her hangi bir yazılı delil dosyaya sunamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir.
1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davalı vekilinin alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince; taraflar arasında 05/04/2013 başlangıç tarihli, 5+2 yıl süreli, aylık 4.286,00 TL bedelli yazılı kira sözleşmesinin varlığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı alacaklı, 12/01/2016 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2015 yılı Mayıs ayından 2016 yılı Şubat ayına kadar olan toplam 38.574.00 TL kira alacağı ve 1.231,20 TL işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiş, davalı borçlu süresinde verdiği itiraz dilekçesinde borca itiraz etmiştir. Her ne kadar davalı cevap dilekçesinde ödeme belgesi ibraz etmemiş ise de ödeme belgesi borcu sona erdiren özelliği nedeniyle yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceğinden, davalının temyiz dilekçesine ekli 02/07/2015 tarihli Nisan ve Mayıs aylarına ait 9.700,00 TL bedelli ödeme dekontu davacıya sorulup, beyanı alınarak sonucuna göre karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davalı vekilinin alacağa yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 29/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy