MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kiralananın Tahliyesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı 15.02.2015 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 02.07.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 2015 yılı Mayıs ve Haziran ayları kira alacağı 2.900,00 TL’nin faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 06.07.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı kiracının takibe itiraz etmemesi üzerine takip kesinleşmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmemesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak kesinleşen takip nedeniyle kiralananın tahliyesi isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davacı tarafından davalı taraf aleyhine başlatılan takip dosyasında davalı borçluya çıkarılan 13 örnek ödeme emri tebligatının 06/07/2015 tarihinde T.K. 21. maddesine göre davalıya tebliğ edildiği, tebligat meşruhatına göre beyanı alınan güvenlik görevlisinin isminin belirtilmediği, T.K. 21. maddesine göre tebligat yapılan davalı borçlu ile ilgili tebligatın usulüne uygun olmadığı, itiraz ve ödeme süresi bakımından tebligatın geçerli olarak yapılmasında zorunluluk bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilli tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen icra takibi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir.
Ödeme emri tebliğinin geçerli olup olmadığı ve ödeme emri tebliğ belgesinde bulunması gereken unsurların eksik olması şikayete tabi olup, icra mahkemesine bu iddialara dayalı olarak şikayette bulunulduğuna ilişkin delil sunulmamıştır. Davalı borçlu tarafından yasal süre içerisinde şikayet yoluna başvurulmadığı ve takibe itirazda bulunulmadığı takdirde takip kesinleşeceğinden tebligatın usulsüzlüğünün mahkemece resen nazara alınması mümkün değildir. Bu durumda mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'ya 6217 sayılı Kanun'la eklenen Geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK'nın 428 ve İİK'nın 366. maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 07.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi