MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın Tahliyesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı 01.12.2014 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 22.06.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 2015 yılı Nisan, Mayıs ve Haziran aylarına ilişkin kira alacağı 38.928,00 TL’nin faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 28.07.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı kiracının takibe itiraz etmemesi üzerine takip kesinleşmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmemesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak kesinleşen takip nedeniyle kiralananın tahliyesi isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davacı tarafından davalı taraf aleyhine başlatılan takip dosyasında davalı borçluya çıkarılan adi kiraya ve hasılat kiralarına ait 13 örnek ödeme emri tebligatının 28/07/2015 tarihinde T.K. 21. maddesine göre muhtara bırakılarak tebliğ edilmesi ve beyan alınan komşu isminin tebligat meşruhatında yer almaması nedeniyle ödeme emri tebligatının yeterli araştırma içermediği ve geçersiz olduğu, bu sebeple 30 günlük ödeme süresi ve dava şartlarının belirsiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen icra takibi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir.
Ödeme emri tebliğinin geçerli olup olmadığı ve ödeme emri tebliğ belgesinde bulunması gereken unsurların eksik olması şikayete tabi olup, icra mahkemesine bu iddialara dayalı olarak şikayette bulunulduğuna ilişkin delil sunulmamıştır. Davalı borçlu tarafından yasal süre içerisinde şikayet yoluna başvurulmadığı ve takibe itiraz edilmediği takdirde takip kesinleşeceğinden tebligatın usulsüzlüğünün mahkemece resen nazara alınması mümkün değildir. Bu durumda mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'ya 6217 sayılı Kanun'la eklenen Geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK'nın 428 ve İİK'nın 366. maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 07.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy