MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın Tahliyesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan sorgulama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava, kesinleşen icra takibi nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, ödeme emrinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, bu nedenle kesinleşmiş bir icra takibinin varlığının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, sözlü kira sözleşmesine dayanarak 10.03.2016 tarihinde başlattığı icra takibi ile toplam 1.724,52 TL alacağın tahsilini talep etmiştir. Ödeme emri davalı borçluya 18.03.2016 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı borçlu süresinde itiraz etmeyerek takibin kesinleşmesine sebebiyet vermiştir.
Mahkemece ödeme emrinin usule uygun tebliğ edilmemiş olduğu belirtilse dahi dava dilekçesi ve duruşma gün ve saatini bildirir davetiye borçluya usule uygun olarak tebliğ edilmiş ve davalı savunma yapmamıştır. Davalı borçlunun ödeme emrinde ki usulsüzlüğü bu tarihte öğrendiğinin kabulü gerekir. Ancak, davalı borçlu bu tarih itibari ile tebligatın usulsüzlüğünü icra mahkemesinde şikayet yolu ile ileri sürüp, tebliğ tarihini düzelttirmediği gibi, süresinde de itirazda bulunmadığından 18.03.2016 tarihinde yapılan ödeme emrine ilişkin tebligat kesinleşmiştir. İcra mahkemesi ödeme emrinde ki usulsüzlüğü kendiliğinden dikkate alamaz. YHGK 30.03.2005 gün ve 2005/6-190-220 ve 28.09.2005 tarih 2005/6-518-518 sayılı kararları da bu doğrultudadır. Kesinleşen takip üzerine yasal süre içerisinde ödeme de bulunmadığından borçlunun temerrüdü de gerçekleşmiştir. Mahkemece tahliyeye karar verilmesi gerekirken istemin reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 336. ve 6100 HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 29.03.2018 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy