MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın Tahliyesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu süresinde itiraz ettiği halde,davacı icra mahkemesinden kiralananın tahliyesi isteminde bulunmuştur. Mahkemece, tahliyeye karar verilmesi üzerine karar, davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, 22/02/2016 tarihinde başlatmış olduğu icra takibinde toplam 5.420,00 TL kira bedelinin tahsilini talep etmiştir.Davalı borçluya örnek 13 tahliye ihtarlı ödeme emrinin 21/03/2016 tarihinde tebliği üzerine borçlunun süresinde icra müdürlüğüne verdiği imzalı ve 23/03/2016 tarihli dilekçesi içerik itibariyle borca itiraz niteliğindedir. Davalının yasal süresinde takibe itiraz etmesi üzerine icra takibi durmuş olup; itiraz kaldırılmadan yada iptal edilmeden tahliyeye karar verilemez. Dava dilekçesindeki istek sadece kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece bu hususlar üzerinde durularak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulü ile tahliyeye karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle, davalı borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HMUK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3 maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine ve peşin harcın temyiz edene iadesine 26/03/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy