MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacı İcra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuş, Mahkemece davanın kabulü ile takibin 12.000.00 TL üzerinden devamına ve tahliyeye karar verilmiş, karar davalı borçlu tarafından temyiz edilmiştir.
1-Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalı borçlunun tahliyeye yönelik temyiz itirazlarının reddine,
2-Davalı borçlunun alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince; taraflar arasında kira sözleşmesi bakımından bir uyuşmazlık yoktur. Davacı alacaklı, 01.09.2013 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak 18.12.2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile aylık 2.500,00 TL den 2015 yılı Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık aylarına ait toplam 25.000,00 TL kira ve 932.68 TL işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiştir. Davalı borçlu süresinde verdiği itiraz dilekçesi ile; Aylık kira bedelinin 2.000,00 TL olduğunu, alacaklıya Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık olmak üzere 6 aylık toplam 12.000,00 TL borcu olduğunu kabul etmiş, borcun 13.000,00 TL lik kısmına itirazda bulunmuştur.
Davalı borçlu itiraz dilekçesine ekli 26.11.2014 tarihli tahsilat makbuzu ile 2014 yılı Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos ayları kira bedeline mahsuben ödeme yaptığını, 16.09.2015 tarihli banka dekontunda ise beş aylık kira ödemesi yapıldığını bu ödemelerin Eylül, Ekim, Kasım, Aralık, Ocak aylarına ilişkin kira bedeli ödemesi olduğunu belirtmiş, son olarak sunduğu 25.11.2015 tarihli banka dekontu ile de 13.499.07 TL ödeme yaptığını kira borcunun aylık 2000 TL olduğunu, 500 TL stopajı vergi dairesine ödediğini savunmuştur.
Davacı; borçlunun ödediğini iddia ettiği kiraların takibe konu olan aylara ait olmadığını 16.09.2015 tarihli ödemenin 2013 yılı Kasım ila 2014 yılı Mart arasına ait, 25.11.2015 tarihli ödemenin ise 2014 yılı Eylül ayı ila 2015 yılı Ocak ayları arasına ait olduğunu belirtmiştir.
Takip dayanağı kira sözleşmesi ile kira bedelinin aylık stopaj dahil 2.500,00 TL olduğu, hususi şartlar bölümünün 17. maddesinde stopajın kiracıya ait olduğu kararlaştırılmıştır. Bu durumda kira bedelinin net 2.000,00 TL olduğunun kabulü gerekmekte olup 16.06.2016 tarihli ek bilirkişi raporunda bu hususta bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda 16.09.2015 ve 25.11.2015 tarihli ödemelerin 2014 yılı Eylül ve sonrasına ait olduğunun kabulü halinde 2015 yılı Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık aylarına ait toplam 12.000.00 TL kira asıl alacağı, 276.00 TL işlemiş gecikme faizi olmak üzere 12.276.00 TL alacaklı olduğu hesaplanmış ise de mahkemece itiraza uğramayan aylar üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.Mahkeme davacının talebi ile bağlı olup talepten fazlasına karar veremez.Mahkemece itiraz edilmeden kesinleşen kira alacağı üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilemeyeceğinden itiraza uğrayan kira alacağı üzerinden inceleme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde takibin 12.000,00 TL üzerinden devamına karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda(2) no.lu bentle açıklanan nedenle, davalı borçlunun alacağa yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3.maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3 maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 27.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.