MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İcra Takibine İtirazın Kaldırılması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı vekili tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağı istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine, davacı icra mahkemesinden itirazın kaldırılması isteminde bulunmuş mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı borçlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Takibe dayanak yapılan ve karara esas alınan 01/11/2011 başlangıç ve 31/12/2012 bitiş tarihli yazılı kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kira 5.000,00 Dolar olup, bedelin her ayın başlangıcında ödeneceği kararlaştırılmıştır.
Davacı vekili tarafından 15/01/2014 tarihinde başlatılan icra takibinde, ödenmeyen ve kira döneminin sonuna kadar ödenmesi gereken kira bedelleri karşılığı 129.970,00 TL kira, 3.909,78 TL işlemiş faiz ve 100,00 TL ihtar protesto masrafı alacaklarının tahsili istenilmiştir. Ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçlu vekili tarafından müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesiyle borca itiraz edilmiştir.
Mahkemece her ne kadar takibe konu asıl alacağın tamamı üzerinden itirazın kaldırılmasına hükmedilmiş ise de, davacının kabulü olduğu üzere kiralanan taşınmaz 20/07/2013 tarihinde tahliye edilmiştir.
Kiracı anahtar teslim tarihine kadar olan kira bedellerinden sorumlu olup, tahliye tarihinden sonraki istek, erken tahliye nedeniyle uğranılan kira (kaybı) tazminatı niteliğinde bulunduğundan yargılamayı gerektirir. Mahkemece davacının kabulünde olan tarih dikkate alınarak bu tarihe kadar ki kira bedellerine hükmedilmesi geri kalan kısmın ise yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile bu kısım için isteğin reddi gerekirken yazılı şekilde itiraza uğrayan alacağın tamamı üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davalı borçlu vekilinin alacağa yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nın 366. ve 6100 sayılı HMK’nın Geçici 3. Maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nın 366/3. Maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.