MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kiralananın Tahliyesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiş olup hükmün davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağı ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacı icra mahkemesinden temerrüt nedeniyle tahliye isteminde bulunmuş mahkemece, davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiş, karar davalı borçlu ... tarafından temyiz edilmiştir.
HMK’nun 4. Maddesi ile sulh hukuk mahkemesinin görev alanı tanımlanırken 4/a fıkrasında ilamsız icra yoluyla tahliyeye ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu olan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara sulh hukuk mahkemesi tarafından bakılacağı belirtilmektedir. Bu düzenlemeye göre de İİK’nun 269 ve devamı maddeleri gereğince icra mahkemesinde açılacak davalar istisna olarak gösterilmiş, bunun dışındaki kira sözleşmesinden kaynaklanan davalar yönünden sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu düzenlenmiştir.
İİK’nun 67. maddesi hükmüne göre, takip talebine itiraz olunan alacaklının itirazın tebliğ tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği gibi İİK’nun 68, 68/a maddesindeki belgelerden birine dayanarak İcra Hukuk Mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir.
Somut olayda, davacı alacaklı 04/11/2015 tarihinde davalı borçlular aleyhine takip başlatmış ve 15/01/2016 tarihinde ... 1. İcra Hukuk Mahkemesinde kiralanan taşınmazın temerrüt nedeniyle tahliyesi istemli dava açmıştır. Kiralar hakkında hususi hükümler ve kiralanan taşınmazın tahliyesine ilişkin hükümler İİK’nun 269 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup yukarıda izah edildiği üzere alacaklı icra hukuk mahkemesinden temerrüt nedeniyle tahliye isteminde bulunabilir. Mahkeme işin esası incelenerek sonucuna göre karar vermesi gerekirken yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı vermesi doğru değildir.
Öte yandan; uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği hallerde ise İcra Mahkemesi görevsizlik kararı değil davanın reddine karar verilebilir. Ne var ki; somut olayda davacı alacaklı sözlü kira sözleşmesine dayanarak icra takibi başlatmış, davalı itirazında kiracılık ilişkisine ve alacak miktarına karşı çıkmamıştır. Bu durumda uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden bahsedilemez. Mahkemece, işin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edene iadesine, 29.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.