MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kiralananın Tahliyesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava, kesinleşen icra takibi nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı borçlular vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı, sözlü kira akdine dayanarak 23/10/2015 tarihinde başlattığı tahliye talepli icra takibi ile 2.328,45 TL kira ve işlemiş faiz alacağının tahsilini talep etmiştir.Davalı borçluya 31/10/2015 tarihinde ödeme emri tebliğ edilmiş, borçlu borca itiraz etmeyerek takibin kesinleşmesine sebebiyet vermiştir. Davacı alacaklı vekili, 21/12/2015 tarihinde icra mahkemesinden temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesini talep etmiştir.
Davalı borçlular vekili, temyiz dilekçesine ekli 01/12/2015 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli yazılı kira sözleşmesine dayanarak; taraflar arasında kiracılık ilişkisinin devam ettiğini, ibraz edilen kira sözleşmesi uyarınca davacı alacaklının tahliye talebinden vazgeçtiğini savunmuştur. Mahkemece,takip tarihinden sonra dava tarihinden önce yapıldığı iddia edilen kira sözleşmesinin tahliye talebinden vazgeçme niteliğinde olup olmadığı üzerinde durulmadan ve davalıya sözleşmeyi sunma imkanı verilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davalı borçlular vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK’nun 366. ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA; taraflarca İİK’nun 366/3. Maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 29/03/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.