MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı 01.01.2012 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 30.12.2014 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile aylık 2.500,00 Euro’dan 2014 yılı Kasım ve Aralık ayları kira bedeli 5.000,00 Euro kira alacağının faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçlu kiracı şirkete 05.01.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu kiracı ve kefil vekili 12.01.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, müvekkillerinden talep edilen alacağın tamamına, faiz alacağına ve ferilerine itiraz ettiklerini bildirmiştir. Ödeme emrine davalı borçlular tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davalı borçluların icra dosyasındaki ilk itirazlarında kefalete ve ödeme emrine itiraz etmediğinden İİK 63. maddesi uyarınca itiraz sebeplerini değiştiremeyeceği ve genişletemeyeceğinden bu husustaki itirazlarının reddedildiği, ancak ödeme emri tebliğinin 05/01/2015 tarihinde olduğu, alacaklı davacının 22/01/2015 tarihinde 30 günlük yasal ödeme süresi dolmadan tahliye davası açtığı gerekçesiyle tahliye davasının reddine ve toplam 5.000 Euro kira bedelinin sadece 3.750 Euro kısmı ödenmiş olduğundan bu bedelin düşülerek bakiyesi 1.250 Euro kira bedeli üzerinden takibin devam etmesi gerektiğinden bu kısım için itirazın kaldırılmasına ve eksik edilen kısım için %20 tazminatın davalıdan alınmasına karar verilmiş, karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemlerine ilişkindir.
1-Davalının tahliyeye yönelik temyiz itirazları yönünden;
Davacı alacaklı, 01.01.2012 başlangıç tarihli 2 yıl süreli yazılı kira akdine dayanarak 30.12.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile toplam 5.000 Euro kira alacağının faiziyle tahsilini talep etmiştir. Ödeme emri borçlu kiracıya 05.01.2015 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı borçlu süresinde verdiği dilekçe ile borca itiraz etmiştir. Borçluya tebliğ edilen ihtarlı ödeme emrinde otuz günlük yasal ödeme süresi verilmiştir. Davacı tarafça tahliye istemli dava, İİK'nun 269/1.maddesi uyarınca, yasal 30 günlük süre beklenmeden 22.01.2015 tarihinde açılmıştır. Ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal otuz günlük ödeme süresi beklenmeden tahliye isteminde bulunulamaz. Bu durumda mahkemece tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi hatalı olmuştur.
2-Davalıların alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davalı tarafça dosyaya ödemeye dair dekontlar sunulmuş olup, bu ödeme dekontlarından 10.02.2015 tarihinde “Demaks Tekstil Kasım-Aralık 2014 Ocak 2015 kira ödemesi” açıklaması ile ... hesabına 3.750 Euro ve 10.02.2015 tarihinde “...Kasım-Aralık 2014 Ocak 2015 kira ödemesi” açıklaması ile ... hesabına 3.750 Euro ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak mahkemece bahsolunan bu ödemelerden yalnızca biri değerlendirilip, diğer ödeme dikkate alınmaksızın, toplam 5.000 Euro kira bedelinin sadece 3.750 Euro’luk kısmının ödenmiş olduğundan bahisle bakiye 1.250 Euro kira bedeli üzerinden itirazın kaldırılmasına, bu miktar üzerinden takibin devamına karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, davalı tarafından dosyaya ibraz edilip, takip konusu kira dönemine ilişkin olduğu anlaşılan 10.02.2015 tarihli her iki ödemenin de değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir.
3-Davalı kefilin temyiz itirazları yönünden;
Taraflar arasında 01.01.2012 başlangıç tarihli, 2 yıl süreli kira sözleşmesi hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı borçlulardan Mehmet Osman Çelebioğlu kira sözleşmesini kefil sıfatıyla imzalamıştır. Davacı alacaklı tarafından davalı kiracı ve davalı kefil hakkında 30.12.2014 tarihinde başlatılan icra takibi ile 2014 yılı Kasım ve Aralık ayları kira bedelinin tahsili talep edilmiştir. TBK 583.maddesi hükmüne göre kefaletin geçerli olabilmesi için kefalet süresinin ve kefilin sorumlu olacağı azami miktarın sözleşmede gösterilmesi gerekir. Kefalet süresinin ve kefilin sorumlu olacağı azami tutarın gösterilmemesi halinde kefilin sorumluluğunun ancak kira sözleşmesinde kararlaştırılan kira süresi ile sınırlı olduğunun kabulü gerekir. Olayımızda 01.01.2012 başlangıç tarihli 2 yıl süreli kira sözleşmesinin süresi 01.01.2014 tarihinde bitmiş olup, takibe konu dönem kirası kefilin sorumlu olduğu dönemi kapsamamaktadır. Mahkemece bu nedenle davalı kefil hakkındaki itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde itirazın kaldırılmasına karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1), (2) ve (3) nolu bentlerde yazılı nedenlerle davalılar vekilinin tahliyeye ve alacağa ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'ya 6217 sayılı Kanunla eklenen Geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK'nın 428 ve İİK'nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK'nın 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 03.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy