MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın Kaldırılması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı alacaklı 01.01.2015 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 11.12.2015 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2015 yılı Ekim, Kasım ve Aralık ayları kira bedeli 16.400,00 TL'nin faiziyle tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 14.12.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 21.12.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, alacaklı görünen tarafa kira alacağından dolayı borcu bulunmadığını bildirerek asıl alacağa, faize ve ferilerine itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, borçlunun ödeme emrine itirazının bulunmadığı ve böylelikle takibin kesinleşmiş olduğu, davalı borçlu hakkında ilamsız tahliye takibinin kesinleştiği, otuz (30) günlük yasal süre içerisinde kira borcunun ödenmemesi nedeniyle davalı borçlunun temerrüde düştüğü ve ödeme süresinin bitim tarihinden itibaren yasal altı (6) aylık süre içerisinde tahliye davasının açıldığı, İİK 269 vd. maddelerindeki tahliye şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması istemine ilişkindir.
HMK’nun 26. maddesine göre, “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır.” “Taleple bağlılık” olarak da ifade edilen bu ilke uyarınca, hâkimin tarafların talep sonucu ile bağlı olduğu açık olup, somut olay bakımından, davacı 11.12.2015 tarihinde davalı aleyhine icra takibi başlatarak 16.400,00 TL kira alacağının faiziyle tahsilini talep etmiş, davalı borçlu ödeme emrine süresinde itiraz ederek borcu bulunmadığını bildirmiştir. İtiraz üzerine İcra Hukuk Mahkemesine açılan davada davacı vekili dava dilekçesi ile sadece itirazın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Ancak mahkemece davacı tarafın itirazın kaldırılması istemi hakkında olumlu-olumsuz karar verilmeksizin ve tahliye istemi olmamasına rağmen talep aşılarak kiralananın tahliyesine karar verilmiştir. Bu durumda mahkemece, davacının dava dilekçesi ile talep ettiği itirazın kaldırılması talebi hakkında olumlu-olumsuz karar verilmemesi ve tahliye talep edilmediği halde kiralananın tahliyesine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy