MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı alacaklı 15.01.2013 başlangıç tarihli yazılı kira akdine dayanarak 08.01.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile 2013 yılı Ağustos ayından 2014 yılı Aralık ayına kadarki 4.600,00 TL kira alacağı ile 3.934,72 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.534.72 TL'nin tahsilini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 13.04.2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 13.04.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, ayrıca takibin yapıldığı ...İcra Müdürlüğünün yetkisiz olduğunu, yetkili icra müdürlüğünün .... İcra Müdürlüğü olduğunu ileri sürerek borca, faiz oranına, işlemiş faize ve yetkiye itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, davacı alacaklının ikametgahı itibarıyla takibin yapıldığı ... İcra Dairesi yetkili olduğundan yetki itirazının kaldırılmasına, bilirkişi raporunda gösterildiği üzere takip tarihi itibariyle 4.406 TL ana para, 3.835 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam borcun 8.241 TL olduğunun anlaşıldığı, davalının toplam miktarına yapmış olduğu itirazın 8.241 TL'lik kısmının kaldırılmasına, takibin 8.241 TL üzerinden devamına, usulüne uygun olarak yapılan takipte borcun ödenmesi için 30 günlük süre verildiği, bu süre içinde borç ödenmediği takdirde sözleşmenin feshi ile tahliye davası açılacağının bildirildiği, 7 gün içinde kira akdine itirazın olmadığı, bu sebeple kira sözleşmesinin kiracılık sıfatının kira miktarının kesinleştiği, 30 gün içinde borcun ödenmediği gerekçesi ile tahliyeye karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan takibe itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre temyiz eden davalı tarafın tahliyeye yönelik temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalının faize yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Takibe dayanak yapılan ve karara esas alınan 15.01.2013 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede aylık kira bedelinin 250.00 TL olduğu, ödemenin ayın ilk 15. gününe kadar yapılacağı ve kiralananın konut olarak kullanılacağı düzenlenmiştir. Kira sözleşmesinin özel şartlar 1.maddesi ile; kiracının kira bedelini süresinde ödememesi veya geciktirmesi halinde o aya ait kira bedeli ödeninceye kadar geçecek süre için aylık kira bedelinin % 10‘u tutarınca gecikme faizi ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı icra takibinde sözleşme hükmüne göre aylık % 10 faiz üzerinden işlemiş faiz talep etmiş, mahkemece davacının talebi doğrultusunda karar verilmiştir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 88. maddesinde "Faiz ödeme borcunda uygulanacak yıllık faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık faiz oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde elli fazlasını aşamaz." Düzenlemesi öngörülmüştür. Temerrüt faizine ilişkin 120. maddesinde ise; " Uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz. Akdi faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdi faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise. temerrüt faizi oranı hakkında akdi faiz oranı geçerli olur." Hükmü bulunmaktadır. Öte yandan 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 2. maddesinde; "Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlâka ilişkin kuralları, gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın, bütün fiil ve işlemlere uygulanır.”, keza aynı yasanın 7.maddesinde; "Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlâka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76 ncı, faize ilişkin 88 inci, temerrüt faizine ilişkin 120 nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138 inci maddesi, görülmekte olan davalarda da uygulanır. “ hükmüne yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince; sözleşmede aylık % 10 gecikme faizi kararlaştırılmış ise de, icra takibinde sözleşmede kararlaştırılan aylık % 10 faiz oranı üzerinden talep edilen işlemiş faiz ve takip tarihinden itibaren işleyecek gecikme faizi TBK.nun 120/2. maddesindeki temerrüt faizinin üst sınırını aştığından, TBK.nun 120/2.maddesi gereğince mevzuat hükümlerine göre belirlenen yasal faizin % 100 fazlası olarak uygulanması gerekirken, aylık %10 akdi faiz oranı üzerinden hesaplama yapılarak karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ; Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının tahliyeye yönelik temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte yazılı nedenle davalının faize ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen Geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın faize hasren BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 11/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy