MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Dava dilekçesinde, davacıların ...'i evlat edinmelerine karar verilmesi istenmiş; Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Evlatlık ilişkisi, evlat edinen ile ulusal ve uluslararası uygulamada genellikle 'küçük'ler arasında kurulan, küçüklerin maddi ve manevi gelişimleri, gelecekleri, sosyal ilişkileri, inanç ve ahlaki yargılarının biçimlenmesi konusunda yaşamsal yetkiler sunan bir ilişki niteliğindedir.
Anayasa'nın 41. maddesinde, toplumun temeli olan ailenin huzur ve refahı ve özellikle ana ve çocuğun korunması için gerekli önlemleri almak ve teşkilatları kurmak görevi Devlet'e verilmiştir. Yani aile toplumun temeli olarak kabul edilmiş, aile ilişkisinin, kendisinden beklenen 'sosyal' yararı gerçekleştirecek şekilde desteklenmesini, aile içinde özellikle 'anne' ve 'çocukların' korunmasını devlete bir görev olarak yüklemektedir. Kural, çocukların mutlu bir aile ortamında maddi ve manevi gelişimini sağlıklı bir şekilde sürdürmesi için gerekli koşulların hazırlanmasını devlete görev olarak yüklerken, 'aile'nin korunması yoluyla da esasında çocukların korunması gerekliliğine yeniden vurgu yapılmaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 305. maddesine göre; bir küçüğün evlat edinilmesi, evlat edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olması koşuluna bağlıdır. 309. maddesine göre ise; evlat edinme küçüğün ana ve babasının rızasını gerektirir. 311. maddesi gereğince; ana ve babadan birinin kim olduğu veya uzun süreden beri nerede oturduğu bilinmiyorsa veya ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun bulunuyorsa veya küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmiyorsa bu hallerde ana ve babadan birinin rızası aranmaz. 316. maddesi uyarınca da; evlat edinmeye, ancak esaslı sayılan her türlü durum ve koşulların kapsamlı biçimde araştırılmasında evlat edinen ile edinilenin dinlenmesinden ve gerektiğinde uzmanların görüşünün alınmasından sonra karar verilir. Araştırmada özellikle evlât edinen ile edinilenin kişiliği ve sağlığı, karşılıklı ilişkileri, ekonomik durumları, evlât edinenin eğitme yeteneği, evlât edinmeye yönelten sebepler ve aile ilişkileri ile bakım ilişkilerindeki gelişmelerin açıklığa kavuşturulması gerekir.
Evlat edinmeye dair düzenlemelerde evlat edinilecek çocukların yararlarının korunmasına öncelik verilerek, evlilik ilişkisi devam ettiği sürece evlat edinilen çocuğun 'aile' içine alınması ve doğal soybağına yaklaştırılan bir ilişki kurarak, evlat edinilen çocuğun yararının azami şekilde gözetilmesi amaçlanmaktadır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; küçük Ela Nur'un 21.09.2013 doğumlu olup babası Serkan'ın davacıların oğlu olduğu ve 01.01.2014 tarihinde öldüğü, çocuğun o tarihten bu yana evlat edinmek isteyenlerin yanında kaldığı, davalı eşinin ölümden bir süre sonra Ordu iline ailesinin yanına gittiği ve 07.11.2014 tarihinde yeniden evlendiği, duruşmada alınan beyanında Ela Nur'un davacılar tarafından evlat edinmesine rıza gösterdiği, evlat edinmenin çocuğu için iyi olacağını beyan ettiği, dinlenen tanıklar da çocuğun babasının ölümünden sonra davacıların bakım ve gözetimi altında olduğunu beyan ettikleri anlaşılmaktadır.
Evlatlık ilişkisi, evlat edinenler ile edinilen arasında soybağı kurulmasını ve çocuğun yüksek menfaatlerini koruyup geliştirebilecek bir aile yaratılmasını amaçladığından, mahkeme kararında evlat edinilen çocuğun sosyal güvenceden yararlanabilmesi ve maddi imkanlarının sağlanabilmesi amacı ile evlat edinilmek istenildiği yönündeki gerekçe ile evlat edinen davacıların mevcut çocuklarının miras payları, evlat edinme kararı sonrası herhangi bir değişikliğe uğramayacağı, şöyle ki; evlat edinilen çocuğun ölen babası Serkan'dan dolayı yasal miras payı oranında davacıların malvarlığına mirasçı olacağı gözönüne alındığında evlat edinme kararı ile diğer çocukların hakları hakkaniyete aykırı şekilde etkilenmeyeceği anlaşıldığından davacıların vefat eden çocukları Serkan'ın dışında başka çocuklarının da bulunduğu yönündeki gerekçesi de yerinde olmamıştır.
Türk Medeni Kanunu'nun 316. maddesi kapsamında evlât edinme davalarında, ancak esaslı sayılan her türlü durum ve koşulların kapsamlı biçimde araştırılmasının gerektiği, yapılacak araştırmada özellikle evlat edinenler ile edinilenin kişiliği ve sağlığı, karşılıklı ilişkileri, ekonomik durumları, evlat edinenlerin eğitme yeteneği, evlat edinmeye yönelten sebepler ve aile ilişkileri ile bakım ilişkilerindeki gelişmelerin açıklığa kavuşturulması gerekir. Bu kapsamda, uzman görüşü alındıktan sonra kanuni diğer şartlar yönünden talep değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi ve 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 21.09.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy