MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
KAYYIM : ...
DAVA TÜRÜ : Kayyımlığın Kaldırılması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili, dilekçesine, Siirt İli Merkez İlçesi Kooperatif Mahallesi Mesilemir mevkii 272 ada 78 parsel nolu parselde 1/25 hisse malikinin adının tapuda Leyla Bilinmiyor; Süleyman kızı olarak geçmesinden dolayı Siirt Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 15/06/2011 tarih 2011/235 Esas ve 2011/424 Kararı ile adı geçene 3561 sayılı Kanun uyarınca Kayyım atandığını, taşınmazın kadastro tutanağı incelendiğinde bu parseldeki Leyla Bilinmiyor Süleyman kızı hissesinin müvekkillerinin annesi olan ...’a ait olduğunun sabit olduğu, kadastro tespiti sırasında mahalli bilirkişilerce kimlikteki adı değil de halk arasında bilinen adı ile kadastro tutanaklarına yazıldığını, tapu müdürlüğünde tapu kaydında gerekli düzeltmelerin idari yönden yapılabilmesi amacıyla mahkemece verilen kayyımlık kararının kaldırılmasını talep ve dava etmiştir. Mahkemece, dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; somut olayda, kendilerine kayyım tayin edilen şahıslara ait tapu kayıtlarının, zabıta araştırmasının, Nüfus Müdürlüğü yazısının, tapu maliki Süleyman kızı Leyla Bilinmiyor'un, Süleyman ve Nasra Kızı 1911 doğumlu olup 11/12/2000 tarihinde vefat eden 31258748468 T.C numaralı ... olduğu kanaatine varılmış olup, ...'ın veraset ilamı ile mirasçılarının belirlenmiş olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dava, kayyımlık kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verilmiştir. Kayyım atanması istemine ait davalar kamu düzeni ile yakından ilgili olup, mahkemeler hiçbir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın gerekli araştırmayı yaparak karar vermek durumundadır. Mahkemece yaptırılan kolluk araştırmasında taşınmazdaki pay sahibinin ... olduğu, kendisine halk arasında Leyla denildiği ve adı geçenin 2000 yılında öldüğü bildirilmiştir. Tapulama tutanaklarında Leyla'nın babası Süleyman'ın baba adı Abdurrahim, nüfus kaydında ise Azize'nin babası Süleyman'ın baba adı Abdurrahman olarak geçmektedir. Ayrıca tapuda pay sahibi Süleyman kızı Leyla Bilinmiyor olarak geçerken, nüfus kaydında Süleyman kızı ... adlı kişi bulunmaktadır. Tapu kaydı ve nüfus kaydında geçen kişilerin kimlik bilgilerinin farklılığı karşısında mahkemece tapuda isim tashihi davası açmak üzere süre verilmesi ve dava açıldığı takdirde sonucu beklenerek buna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile davanın kabulü doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 05.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy