MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Evlatlık İlişkisinin Tespiti ve Mirasçılık Belgesinin İptali
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Asıl ve birleşen dosya dava dilekçesinde; davacı ... ile muris evlatlık ilişkisinin tespiti ile muris Hasibe Keser'e ait mirasçılık belgesinin iptali istenmiş, mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
04.06.1958 ve 15/6 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, maddi olayları açıklamak taraflara ve ileri sürülen olayları hukuken nitelemek ve uygulanacak kanun hükümlerini tesbit etmek ve uygulamak görevi hakime aittir.
Buna göre dava da iki talep mevcut olup, ilki evlatlık ilişkisinin tespiti ile nüfus kayıtlarına işlenmesi; ikincisi ise muris Hasibe'ye ait mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkindir.
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 5133 sayılı Kanunla değişik 4. maddesi; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ikinci kitabından üçüncü kısım hariç olmak üzere aile hukukundan (TMK'nun m. 118-395) kaynaklanan bütün davaların Aile Mahkemesi'nde bakılacağını hükme bağlamış, geçici 1. madde hükmü gereği de aile mahkemesi kurulan yerlerde bu mahkemeler faaliyete geçtiğinde, yargı çevresi içerisinde ve görev alanına giren sonuçlanmamış dava ve işler, yetkili ve görevli aile mahkemesine devredilecektir.
Evlat edinmeye ilişkin hükümler 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 305. maddesi ve devamında düzenlenmiş olduğundan, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesine göre, görevli mahkeme, aile mahkemesidir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Görevin Belirlenmesi ve Niteliği başlıklı 1. maddesinde mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu belirlendiğinden bu husus mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerekir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında; somut olay değerlendirildiğinde, davacı ..., muris Hasibe'nin kendisini ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 16.06.1993 gün ve 1993/310 Esas, 1993/712 Karar sayılı ilamı ile evlat edinmesine izin verildiğini, bu sebeple bu evlatlık ilişkisinin tespiti ile nüfus kayıtlarına tescili istendiğine göre bu talep yönünden aile mahkemesi görevli olduğundan evlatlık ilişkisinin tespiti talebinin tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesi ve bu esas üzerinden aile mahkemesinde görülmek üzere görevsizlik kararı verilmesi, mirasçılık belgesinin iptali talebinin ise bu dosya üzerinden görülmesi, aile mahkemesindeki evlatlık ilişkisinin tespiti davasının sonucunun kesinleşmesinin beklenmesi gerekirken her iki talebin esasının incelenerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi ve 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, taraflarca HUMK'nın 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 15.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.