MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Sonradan Evlenmeyle Oluşan Soy Bağına İtiraz
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı ... ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı dava dilekçesinde babası ...'nun davalı ...'nın biyolojik babası olmadığını ileri sürerek tanıma işleminin iptaline karar verilmesini istemiş; mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
1-Dava sonradan evlenme yoluyla oluşan soybağına itiraz istemine ilişkindir. Davalı ... 01.12.1994 doğumlu olup 08.08.2011 tarihinde nüfusa tescil edildiği, ...'nun davacının annesi Vilma Keguhi ile 12.06.1962 de evlendiği 12.11.1992 tarihinde boşandığı ve Anna'nın annesi olan Susanna ile 24.07.2000 tarihinde evlendiği anlaşılmaktadır.
6100 sayılı HMK'nun 33. maddesi uyarınca, olayları açıklamak taraflara, hukuki niteleme hakime aittir. TMK'nın 292. maddesine göre ''Evlilik dışında doğan çocuk, ana ve babasının birbiriyle evlenmesi halinde kendiliğinden evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere tabi olur.'' 293. maddesi ''Eşler, evlilik dışında doğmuş olan ortak çocuklarını, evlenme sırasında veya evlenmeden sonra, yerleşim yerlerindeki veya evlenmenin yapıldığı yerdeki nüfus memuruna bildirmek zorundadırlar. Bildirimin yapılmamış olması, çocuğun evlilik içinde doğan çocuklara ilişkin hükümlere tabi olmasını engellemez. Daha önce tanıma veya babalığa hükümle soybağı kurulmuş çocukların ana ve babası birbiriyle evlenince, nüfus memuru resen gerekli işlemi yapar.'' 294. maddesi ''Ana ve babanın yasal mirasçıları, çocuk ve Cumhuriyet savcısı sonradan evlenme yoluyla soybağının kurulmasına itiraz edebilirler. İtiraz eden, kocanın baba olmadığını ispatla yükümlüdür. Çocuğun altsoyu da, çocuğun ölmüş ya da ayırt etme gücünü sürekli olarak kaybetmiş olması halinde itiraz hakkına sahiptir. Tanımanın iptaline ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır.'' şeklinde düzenlenmiştir.
Mahkemece yukarıda belirtilen düzenlemeler gözetilmek suretiyle davanın görülüp sonuçlandırılması, iddia ile ilgili taraf delillerinin toplanması, DNA incelemesinin yapılması, bütün delillerin birlikte değerlendirilmesi ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken bu hususlar nazara alınmadan eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Kabule göre de; sonradan evlenme yoluyla oluşan soybağına itiraz davası açma ve bu davayı takip etme, şahsa bağlı bir hakkın kullanımı niteliğinde olup, vekaletnamede özel yetkinin varlığını gerektirir. (HMK.m.74/2) Davayı açan avukatın vekaletnamesinde açıklanan husustaki eksiklik giderilmeden hüküm kurulmuş olması da;
Doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nın 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 05.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy