MAHKEMESİ:Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Evlatlık İlişkisinin Kaldırılması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, kabulüne karar verilmiş olup hükmün davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
...'nın 06/01/2014 ve 17/12/2014 tarihli davanameleri ile ... 4. Aile Mahkemesinin 2013/298-604 Esas-Karar sayılı ilamıyla ... ve ... tarafından evlat edinilen ... ve ...'in evlatlık ilişkilerinin kaldırılması istenmiş, mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı ... vekili tarafından evlat edinilen diğer davalı ... yönünden temyiz edilmiştir.
Evlatlık ilişkisi, genel olarak, evlat edinen ile evlatlık arasında mahkeme kararı ile kurulan yapay soybağını ifade etmek için kullanılan hukuki bir terimdir. Dolayısıyla, evlatlık ilişkisinin kurulması (evlat edinme), sonradan hukuk düzenince tanınan bir soybağı kurma yoludur. [Akıntürk, Turgut, Türk Medeni Hukuku Yeni Medeni Kanuna Uyarlanmış Aile Hukuku, İkinci Cilt, Yenilenmiş 9. Bası, Beta Basım Yayım Dağıtım AŞ, İstanbul, Mayıs, 2004, s.359; Koç, Evren (İÜHFM C. LXXIII, S. 1, 364 s. 363-388, 2015 )]
4721 sayılı TMK sisteminde, mahkeme kararı ile kurulmuş olan bir evlatlık ilişkisi ancak 317 ve 318. maddelerde düzenlenen sebeplerin varlığı h...nde, belirli kişilerin açabileceği evlatlık ilişkisinin kaldırılması davası ile iptal edilebilir. Dolayısıyla, TMK uyarınca (belirli şartların varlığı h...nde) kurulmuş ve (soybağı vb) hükümlerini doğurmuş olan bir evlatlık ilişkisi, ancak Kanunda istisnai ve sınırlı olarak sayılmış (numerus clausus) hallerde tüm sonuçları ile birlikte ortadan kaldırılabilecektir. (Koç, Evren a.g.e., sh. 382 ) Evaltlık ilişkisinin kaldırılması davası, bozucu yenilik doğuran bir davadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 318. maddesi gereği; evlât edinmenin esasa ilişkin diğer noksanlıklardan biriyle sakat olması h...nde, Cumhuriyet savcısı veya her ilgilinin evlâtlık ilişkisinin kaldırılmasını isteyebileceği, noksanlıkların bu arada ortadan kalkmış veya sadece usule ilişkin olup ilişkinin kaldırılması evlâtlığın menfaatini ağır biçimde zedeleyecek olursa, evlatlık ilişkisinin kaldırılması yoluna gidilemeyeceği belirtilmiştir.
Yukarıda yapılan kısa açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; ...'nın 17/12/2014 tarih ve 2014/4 sayılı davanamesi ile ... 4. Aile Mahkemesi'nin 2013/298-604 Esas-Karar sayılı ilamıyla, eşinin muvafakati alınmadan ...'in ... ve ... tarafından evlat edinilmesine karar verildiğinden ve bu durumun TMK'nun 313. maddesinde düzenlenen, evli bir kimsenin ancak eşinin rızasıyla evlât edinilebileceği, hükmüne aykırılık teşkil ettiğinden bahisle, adı geçenler arasındaki evlat ilişkilerinin kaldırılması talep edilmişse de; davalı ...'ın eşi ...'in evlat edinme davası sırasında, tanık sıfatıyla da olsa, eşinin ... ve ... tarafından evlat edinilmesine rızasının olduğu anlaşılacak şekilde beyanlarda bulunduğu, temyize konu dava sürecinde de, mahkemeye hitaben verdiği 29/01/2015 tarihli dilekçesinde ve bizzat katıldığı 03/02/2015 tarihli oturumda, eşinin evlat edinilmesine muvafakat ettiği beyanlarında bulunduğuna göre; artık TMK'nun 318. maddesi gereği davalı ... yönünden evlatlık ilişkisinin kaldırılması yoluna gidilemeyecektir.
Buna göre, mahkemece davalı ... yönünden talebin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca
BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 08.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.