MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Gaiplik ve ... Adına Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, ... parsel sayılı taşınmazda hissedar ... (...) ...'a ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1994/962 Esas sayılı dosyasında kayyım atandığını, taşınmazın satıldığını, on yıllık idare süresinin geçtiğini belirterek adı geçenin gaipliğine ve mirasının Hazineye devrine karar verilmesini istemiş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun görevin belirlenmesi ve niteliği başlıklı 1. maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak kanunla düzenleneceği ve göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğu ve bu hususun mahkemelerce yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınması gerektiği hükme bağlanmıştır.
Dava, gaiplik ve taşınmazın bedelinin hazineye devri isteklerine ilişkindir.
Somut olayda; davacı ... vekili ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1994/962 Esas, 1994/964 Karar sayılı kararı ile aynı Mahkemenin 1994/290 Esas, sayılı ortaklığın giderilmesi davasında taşınmaz hissedarlarından ... (...) ...'u temsil etmek üzere ... Mal Müdürü'nün kayyım olarak atandığını; taşınmazın ortaklığının satış yoluyla giderildiğini ve satış bedelinden ... (...) ... payına isabet eden miktarın hesaba yatırıldığını, bu bedelin defterdarlık bünyesinde kurulu kayyımlık bürosu tarafından idare edildiğini belirterek, ... (...) ...'un gaipliğine ve mirasının Hazineye intikaline karar verilmesini istemiştir.
Görüldüğü üzere davacı ... vekilince, HMK 382/2-a-4 maddesi uyarınca çekişmesiz yargı işi olan gaiplik istemi yanında, gaibin mal varlığının da hazineye devri isteminde de bulunulmuş olup bu istem TMK'nun 588. maddesi kapsamında kalmaktadır. Bu hali ile davacı isteminin HMK'nun 2. maddesi kapsamında kaldığının kabulü dolayısıyla da davada görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu tartışmasızdır. (HGK 2013/1-2096 E. 2015/1304 K. sayılı kararından)
Yukarıya alınan yasal düzenlemeler ve yapılan açıklamalar dikkate alındığında; Mahkemece, davaya ilişkin değerlendirmenin asliye mahkemesi tarafından yapılması gerektiğinden bahisle, davanın görev yönünden reddine kararı verilmesi gerekirken, isteğin esastan incelenerek reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 428. maddesi uyarınca
BOZULMASINA, HUMK'nın 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 3402 sayılı Kanunun 36/A maddesi gereğince harç alınmasına mahal olmadığına, 22.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy