MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı asil tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ..., babaannesi ...'in, akıl zayıflığı, yaşlılığı ile malvarlığını kötü yönetimi sebebiyle kısıtlanmasını ve vasi atanmasını istemiş; Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanununun 406. maddesinde ''Savurganlığı, alkol veya uyuşturucu madde bağımlılığı, kötü yaşama tarzı veya malvarlığını kötü yönetmesi sebebiyle kendisini veya ailesini darlık veya yoksulluğa düşürme tehlikesine yol açan ve bu yüzden devamlı korunmaya ve bakıma muhtaç olan ya da başkalarının güvenliğini tehdit eden her ergin kısıtlanır.'' hükmü yer almaktadır.
Mahkemenin hükmüne esas aldığı raporda; şahsa vasi tayini gerekmediği, sadece TMK 405 maddesi bakımından değerlendirme yapılmasının uygun olacağı belirtimiştir. Dava dilekçesinde kısıtlı adayının malvarlığını kötü yönetmesi iddiası da bulunduğu halde Mahkemece TMK 406. maddesi uyarınca araştırma yapılmamıştır. Vesayet hakkındaki hükümlerin kamu düzenine ilişkin olduğu, Mahkemece re'sen araştırma yapılabileceği de gözetilerek; re'sen ve tarafların gösterecekleri delillerin toplanması, davacı tarafından daha önce açıldığı UYAP araştırması ile anlaşılan ...Sulh Hukuk Mahkemesi 2013/736 esas ve 2014/35 karar sayılı vesayet dosyasıda getirtilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle davacının yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 07.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.