MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Anne Yönünden Nüfus Kaydının Düzeltilmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacıların annesi ve murisi olan ...'ın nüfus kaydında anne adının ... olarak geçtiğini, halbuki ...'nin gerçek annesinin davalıların da annesi olan muris ... olduğunu bildirerek, ...'ın nüfus kayıtlarında ... olan anne adının ... olarak düzeltilmesini istemiş; mahkemece, nüfus kaydının düzeltilmesi davası genel olarak genetik anneye, anne olduğunu iddia eden kadına yahut genetik anne olmadığı halde nüfusta çocuğun annesi olarak gözüken kadına ve ana adının yanlış yazıldığını düşünen çocuğa verilmiş bir hak olduğu, Türk Medeni Kanunu'nun 27. ve 5490 sayılı Kanun'un 36 maddeleri gereğince kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hakkın hak sahibi tarafından sağlığında kullanılmaması halinde bu hakkın mirasçılarına geçmeyeceği gözetilerek davacının anneannesinin adının düzeltilmesini talep ettiği, davacının bu davayı açma ehliyeti bulunmadığı gibi ölü kişilerin nüfus kayıtlarında herhangi bir değişiklik yapılamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, anne yönünden nüfus kaydının düzeltilmesi istemine yöneliktir. Eldeki davada, TMK 27. maddesi anlamında ad değişikliği yapılmayacak, kişi ile gerçek anne oduğu bildirilen şahıs arasında soybağı kurulacaktır.
Türk Medeni Kanunu'nun 282. maddesi uyarınca, çocuk ile ana arasında soybağı doğumla, baba ile arasında soybağı ise ana ile evlilik, tanıma veya hakim hükmü ile kurulur. Soybağı ayrıca evlat edinme yoluyla da kurulabilir. Kısaca af kanunları olarak nitelendirilen bir evlenme aktine dayanmayan birleşmelerden doğan çocukların neseplerinin düzeltilmesine ilişkin kanunlara göre de soybağı düzeltilebilir. (HGK 30.01.2008 gün 2008/2-36-47 sayılı karar) Çocuk ile ana arasında soybağı doğumla kendiliğinden kurulacağından ve tesisi için herhangi bir hükme gerek bulunmadığından, çocuğun annesi ile soybağı ilişkisinin kurulması değil, çocuğu doğuran kadının kim olduğunun tespiti dava konusu edilebilir. Bu dava mevcut ya da tespitini istedikleri hali ile hukuku etkilenecek kişiler tarafından açılabilir. Davacıların annesi ...'nin annesinin ... olarak tespiti durumunda, davacılar ... mirasçısı olacaklarından davayı açmakta hukuki yararları bulunmaktadır. Mahkemece ...'in varsa veraset ilamına göre, olmadığı takdirde nüfus kayıtları getirtilerek bütün mirasçıları davaya dahil edilip bu iddia ile ilgili olarak DNA testi yaptırılıp alınacak rapor da dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nın 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 08.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.