MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Nüfus (Mükerrer Kaydın İptali)
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava dilekçesinde, davacının annesi ...'nin beş çocuğu olduğunu, nüfus kayıtlarında gerçekte olmadığı halde altıncı çocuk olarak ... adında birisinin kaydedildiğini ileri sürerek mükerrer olan 06.07.1963 doğumlu ...'ın nüfus kaydının iptali istenmiş; mahkemece, davanın reddine dair verilen karar davacı, tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, nüfus kütüğündeki mükerrer kaydın iptali istemine ilişkindir.
4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 7. maddesine göre, resmi sicil ve senetler, belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur. Bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatı, kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça, herhangi bir şekle bağlı değildir. Bu duruma göre bir kimsenin nüfus kütüğüne birden fazla kaydedilmesi mümkün bulunmadığından, mükerrer olan kaydın iptaline karar verilmelidir. Kamu düzenini ilgilendiren böyle bir davada kayıtlardan hangisinin iptal edileceği hususunda davacının tercihine bakılmaz.
Nüfus kaydındaki düzeltme davaları kamu düzeni ile yakından ilgili olup, mahkemeler kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorundadır. Davanın bu niteliği gözönüne alınarak, mahkemelerce kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın kaydın doğru olarak tespiti zorunludur.
Somut olayda, ... ve ... kızı 01.09.1935 doğumlu ...'nin evlilik dışı beraberlikten 06.07.1963 doğumlu ... adında bir kızı ile ... ile evliliğinden ise 20.08.1963 doğumlu ... Sağlam adında bir başka kızı daha nüfusa kayıtlıdır. Davacı ..., annesi ...'nin sadece bir tane ... adında kızı olduğunu, kaydın birisinin mükerrer olduğunu ileri sürmektedir. Gerçekten de bir kadının kırkbeş gün ara ile doğum yapması tıbben mümkün olmadığı gibi 06.07.1963 doğumlu ...'ın nüfus hanesinde de herhangi bir nüfus hareketinin olmadığı anlaşılmaktadır.
Buna göre mahkemece, Kaya ve ...'den olma 06.07.1963 doğumlu ... ile ... ve ...'den olma 20.08.1963 doğumlu ... Sağlam'a ait nüfus aile kayıtları ile nüfusa tescillerine dayanak doğum tutanaklarının okunaklı suretlerinin getirtilip ne şekilde nüfusa kaydedildiklerinin araştırılması, varsa doğum tutanağı tanıklarının mümkünse aynı oturumda dinlenmeleri, yine her iki kişinin kimlik bilgileri ayrı ayrı yazılarak; sosyal güvenlik kurumu, vergi dairesi, tapu müdürlüğü, seçim kurulu, belediye başkanlığı, GSM operatörlerinden sorularak toplanacak diğer delillerle birlikte istemin değerlendirilmesi ve bir kadının kırkbeş gün arayla iki doğum yapmasının mümkün olmaması da gözetilerek oluşacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacının temyiz itirazları yukarıda gösterilen nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nın Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nın 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nın 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 08.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy