MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kayyımlık
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı ... vekili, 92 ada 1 parsel sayılı bağ vasıflı taşınmaz maliklerinden kim olduğu tespit edilemeyen ..., Hakkı:...oğlu,....:...oğlu, ..... Hazinenin hak ve menfaatleri olması nedeniyle 3561 sayılı Yasa gereği İl Defterdarı'nın yönetim kayyımı olarak atanmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; tapulama tutanakları ve veraset ilamı nazara alındığında maliklerin aile ve kimlik bilgilerinin bilindiği, kendilerinin furuen sağ mirasçılarının bulunduğu, bu haliyle kanunun kayyım tayinine ilişkin aradığı şartların oluşmadığı kanaatiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı ... tarafından esasa ve harçlara hasren temyiz edilmiştir.
1- Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine, takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Dosyadaki bilgi ve belgelerden; dava konusu 92 ada 1 parsel sayılı taşınmazın ...,...çocukları Hakkı,....,.... ve ...ile Mahir adına tesis kadastrosu ile 07/01/1969 tarihinde tescil edildiği, kadastro tespit tutanağında ise; dava konusu yerin, .... namı diğer ...... tasarrufunda iken 1936 tarihinde vefatıyla verasetinin ... Asliye Hukuk Hakimliğinin 16/3/1936 tarih ve 177/98 sayılı veraset senedi ile karısı ... ile evlatları Hakkı,.......... ve ...ile kendisinden önce ölen kızı.....hasıl torunu ....r'e intikal ettiği belirtilmiştir. ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1936/177 -98 Esa,karar sayılı ilamında; .....verasetinin (1936 ölüm yılı ) karısı ..., oğulları hakkı ve.... ile kızları gürcü ve kadriye ve hatice ve reufe ile kendisinden evvel vefat eden kızı saide'nin oğlu mahire intikal ettiği belirlenmiştir.
Mahkemece, tapuda ismi geçen kişilerin murisi olan Ali'nin nüfus kayıtları dosya arasına alınmıştır Oysa; tapu maliklerinin murisi tapu kaydında ve verasat ilamında ....olarak geçmektedir.Yine, tapu kaydında...oğlu İsmail'in ismi nüfus kaydında ....ı olarak, tapu kaydında ..... ismi nüfus kaydında ....olarak, tapu kaydında...a olarak, tapu kaydında ....ism.... ve ölüm araştırması ile kayıtlı olarak, tapu kaydında ...kızı Hatice'nin ismi nüfusta .... olarak, tapu kaydında .....'nin ismi nüfus kaydında.....e olarak, tapu kaydında Mahir'in ismi nüfus kaydında Saide oğlu Mahir Munir olarak geçmektedir. Ayrıca tapu kaydında ismi bulunan ....üfus kayıtlarında....çocukları arasında görünmemektedir.
Tüm bu açıklananlar ışığında; mahkemece her ne kadar tapu kaydındaki isimlerle nüfus kaydındaki isimlerin yazım yanlışlığından kaynaklandığı belirtilmiş ise de; nüfus kaydında tespit edilen kişiler ile tapu kaydındaki maliklerin aynı kişi olup-olmadıkları hususunda duraksama oluşmuş, tereddütsüz olarak belirlenememiştir.
Mahkemece, mevcut kanıtlara göre tapu malikleri hakkında açılan davanın kabulü ile adı geçen kişilere ait payların yönetimi için kayyım atanmasına karar verilmesi gerekirken, yetersiz araştırma ve eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararın (2) sayılı bentte açıklanan nedenle 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle reddine, HUMK'nun 440/III-1,2,3,4 bendi gereğince Yargıtay Daire ilamına karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 08/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy