MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Nüfusta Kayıtların Düzeltilmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin ...'da doğmuş olmasına rağmen, nüfus kayıtlarında "..." doğumlu, evlenmeden önceki soyadının da "..." olmasına karşın nüfus kayıtlarında "..." olarak göründüğünü ileri sürerek, sözkonusu kayıtların gerçeğe uygun olarak düzeltilmesini istemiş; mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'na göre açılan kayıt düzeltme davaları kamu düzenini yakından ilgilendirmektedir. Hakim doğru sicili oluşturmak mecburiyetindedir. Öte yandan 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca resmi siciller belgeledikleri olguların doğruluğuna kanıt oluşturur. Bunların içeriğinin doğru olmadığının ispatı, kanunlarda başka bir hüküm bulunmadıkça herhangi bir şekle bağlı değildir.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 14.maddesi; "Nüfus kaydının kapatılması; ölüm, gaiplik, Türk vatandaşlığının kaybı, evlenme, boşanma, evlat edinilme, soybağının düzeltilmesi veya reddi gibi olaylar nedeniyle bir kaydın üzerinde işlem yapılamaz hale getirilmesidir." Kaydın kapatılmasına ilişkin sebep ortadan kalktığında veya kaydın yeniden açılmasını gerektirecek yeni bir sebep ortaya çıktığında kayıt yeniden açılır. Kaydın açılmasından sonra kişisel durumda meydana gelmiş olan olaylar kişinin kaydına işlenir." şeklindedir. Her ne kadar, 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 14. maddesinin 1. fıkrası kapalı olan kayıtta düzeltme yapılamayacağını düzenlemiş ise de, 2. fıkrasında yeni bir sebep ortaya çıktığında kapalı kaydın açılacağı ve kişisel durumda meydana gelen değişikliklerin kişinin kaydına işleneceği belirtilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacıya ait 09/09/1954 tarihli doğum tutanağında davacının anne adının "...", baba adının "...", doğum yerinin de "..." olarak görüldüğü, davacının evlenmeden önce "..." soyadını kullandığı, resmi belgelerin bu soyadına göre düzenlendiği anlaşıldığına göre; mahkemece, davanın kabulü gerekirken, eksik inceleme ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nın 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyize eden davacıya iadesine, 22.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy