MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kayyım Atanması
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, kimliği ve adresi tespit edilemeyen dava konusu ... ... .... Mahallesi 892 ada 43 parsel sayılı taşınmaz maliki ....ak ve menfaatlerinin korunması için 3561 sayılı Kanun uyarınca kayyım atanmasına karar verilmesini istemiş; mahkemece dosyaya nüfus kaydı getirtilen ....ile kayyım tayini talep edilen ......'in aynı kişi olduğu, ölüm tarihi ile beyanların bunu doğruladığı, kişi ölü ise de mirasçılarının sağ olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Tapu kaydında adı geçen ....u) ile nüfus kaydı getirtilen.... dosyaya göre aynı kişi olduğunu söylemek mümkün olmayıp tapu ve nüfus kayıtları arasında irtibat kurulamamaktadır. Bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMKnun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle reddine, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 08.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.