MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın Kaldırılması ve Tahliye
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili kira alacağının tahsili amacıyla davalı borçlu aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalı borçlunun borca haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın kaldırılmasına ve kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiş, davalı davanın reddini savunmuştur.
Davacı alacaklı, 01/11/2013 başlangıç ve 01/06/2014 bitiş tarihli kira sözleşmesine dayanarak 19/12/2014 tarihinde başlattığı icra takibi ile 2014 yılı Eylül, Ekim, Kasım, Aralık aylarına ait aylık 1.650,00 TL den toplam 6.600,00 TL kira alacağının tahsilini ve... Sit. 1. Blok No:9 .../.... adresinde bulunan kiralanandan tahliyesini talep etmiş, ödeme emri davalı borçluya 23/12/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu süresinde verdiği dilekçe ile borca itiraz etmiştir. Yargılama aşamasında davalı borçluya ait banka hesap hareketlerinden 11/12/2014 ve 15/12/2014 tarihlerinde ayrı ayrı “2014 -11,12. ay kira karşılığı” açıklaması ile 4.000,00 TL'den toplam 8.000,00 TL kira ödemesi yapıldığı görülmüş olup davacı alacaklı vekili 04/12/2015 tarihli celsede; yapılan havaleleri kabul etmediklerini, taraflar arasında dört adet icra takibi bulunduğunu, 20/04/2015 tarihli dilekçesinde de, davalı kiracıya hem 9 hem de 10 numaralı taşınmazların kiraya verildiğini, takibin 9 numaralı taşınmaza ait olduğunu belirtmiştir. Buna göre, Mahkemece davacının dayandığı icra takipleri ve kira sözleşmeleri üzerinde durularak 11/12/2014 ve 15/12/2014 tarihli ödemeler değerlendirilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Öte yandan, takip dayanağı kira sözleşmesinde kira bedelinin ödeme tarihi kararlaştırılmadığına göre kira bedelinin ait olduğu ayın son günü ödeneceği kabul edilmelidir. Buna göre, 2014 yılı Aralık ayına ait kira bedelinin takip tarihi itibariyle muaccel hale gelmediği de dikkate alınarak sonucuna göre karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün İİK'nun 366. ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edene iadesine, 23.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy