MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Vakıf Evladının Tespiti İstemli
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Dava dilekçesinde, davacıların ... Vakfı'nın evladı olduklarının tespiti istenmiş; mahkemece yapılan yargılama sonunda davacıların vakfeden ile soybağının ispat edilemediği gerekçesi ile davanın reddine dair verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacıların dava konusu mazbut vakfın, evladı olduklarının tespiti istemine ilişkindir.
Bir vakfın evladı olduğunun tespiti için öncelikle vakfeden ile soybağının ispatlanması gerekir.
Davacılardan ..., ...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'nun ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1993/136-288 sayılı ilamı ile, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'in ... .Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1984/720-1986/2 sayılı ilamı ile, ...'in ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/602-2007/638 sayılı ilamı ile, ..., ... , ...'ün ... ... . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1993/78-429 sayılı ilamı ile, yine, adı geçen davacıların üstsoyları ..., ..., ... , ..., ... , ... ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1960/124-121 sayılı ilamı ve mevcut nufus kayıtlarına göre ... Vakıflarının evladı olduğunun tespit edildiği, ayrıca davacılar ile aynı soydan geldiği anlaşılan ... ... . Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/74-761 sayılı ve 09.05.2003 kesinleşme tarihli ilamı ile 2. ... kızı ... (...) ... babaannesi ... Vakfı evladı
olduğunun tespit edildiği, muteber osmanlı tarihi kitaplarından çıkartılan aile şecerelerine, Başbakanlık Devlet Arşivi ve nüfus kayıtlarına göre davaya konu vakfın kurucusu 2. ... annesi ... , ... ... eşi ... (...) ... babaannesi olduğu, davacıların da bu belgelere göre ... eşi ... soyundan geldikleri, böylece davacılar ile vakfeden arasında soybağının ispat edildiği; anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan gerekçelerle reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nın 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 28.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy