MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Nüfus Kayıt Düzeltimi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekilleri ve asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkillerinin ...'nın mirasçıları olduklarının ...'nin 1987/399-1323 sayılı mirasçılık belgesiyle tespit edildiğini, ... 1940/311-625 sayılı mirasçılık belgesinin iptali için ...'e 2007/653 esas sayılı dosyası ile açtıkları davada, mahkemece verilen kararın Yargıtay 7.HD'nin 2011/2352-3497 sayılı ilamıyla bozulduğunu, bozma ilamında kendilerine miras bırakanları ... kızı ...'nın aynı kişi olduklarının tespiti için dava açmak üzere süre verilmesi gerektiğinin belirtildiğinden, müvekkillerinin murisi olan ... kızı ...'in aynı kişi olduklarının tespitine karar verilmesi istemine ilişkin bu davayı açtıklarını, birleşen davada ise davacılar vekili aynı şekilde murisleri olan ... kızı...'in aynı kişi olduklarının tespitine karar verilmesini istemişler; asli müdahil ... vekili dosyaya ibraz ettiği harçlandırılmış dilekçesi ile ... ve ...'ten olma 01/07/1854 tarihinde...'de doğan ...le 01/07/1886 doğum tarihli ...'nun annesi ...'in aynı kişi olmadıklarının tespitine karar verilmesini istediklerini; mahkemece, Yargıtay 7.HD 2011/2352-3497 Esas ve Karar sayılı bozma ilamı kapsamında murisleri olan ... ile ... kızı ...'nın aynı şahıs olduğu hususunu ispatlayamadığı, ilgili şahısların ölüm tarihleri dikkate alındığında iddianın ancak mevcut kayıtlarla ispatlanabileceği, bu hususta tanık dinlenmesine de imkan bulunmadığı, taraflar arasındaki temel uyuşmazlığın mülkiyete dayandığından, asli müdahile intikal eden taşınmazların gerçek malikinin davacıların murisi olan ...'in ancak ilgili mahkemede açılacak mülkiyete dayalı davada tartışılabileceği, mahkememizde açılan ve Yargıtay 7.HD 'nin bozma ilamında belirtilen kapsamda davacıların murisi ... ile ... kızı ...'nın aynı şahıs olduklarına ilişkin hiçbir belge ve delile ulaşılamadığından davacıların sübuta ermeyen davalarının reddine, asli müdahil tarafın talebinin ise ilgili şahısların aynı kişi olmadıklarının tespiti şeklinde karar verilmesinde hukuki menfaati bulunmadığından talebinin usulden reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki nüfus kayıtları ve belgelerin incelenmesinden; 40309533816 T.C. kimlik numaralı ...’nın ... .... Mahallesi Cilt:14 Hane 361’de ... ve ...’den olma ... 01.07.1854 doğumlu olarak nüfusa kayıtlı iken 28.3.2008 tarihinde idari değişiklik nedeniyle ilçe adının ...cilt numarasının ise 83 olarak değiştirildiği, yine 8.10.2008 tarihinde baba adının Yuvokin, 9.10.2008 tarihinde de ... olarak idari yoldan düzeltildiği, davacıların miras bırakan ...’nın kızı olduğunu öne sürdükleri....’nun ise dosyadaki nüfus kayıtlarına göre ... ... Mahallesi Cilt:6 Hane:480’de....ve ...’den olma Küçükçekmece 01.07.1888(1304) doğumlu olarak nüfusa kayıtlı olduğu, annesi ... ve babası ...’ın nüfus kayıtlarının bulunmadığı, davacıların delil olarak dayandıkları ve ... Sulh Hukuk Hakimliğinin 1987/399 Esas, 1987/1323 Karar sayılı dosyasında hasımsız açılan dava sonucunda verilen mirasçılık belgesinde mahkemece dinlenilen tanık beyanları, müftülük ve patrikhane yazıları esas alınarak Fatma Ulviye’nin adının aslında ... olduğu, ...oğlu Kosti olarak tanınan Konstantinos ile eşi olan ... kızı ...’nın çocukları olarak 1888 tarihinde doğduğu ve 21.05.1888 tarihinde vaftiz edildiği, müslüman olduktan sonra ... adını aldığı, 17.02.1956 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak ilk eşi ... ile evliliğinden olma kızı... ile üçüncü eşi ...ile evliliğinden olma oğlu ...’yu ve dördüncü eşi ...’nu bıraktığı, ...’nun da miras payını ...’ya vasiyet yolu ile devrettiği kabul edilerek buna göre mirasının 8 pay kabul edilip mirasçıları ... arasında paylaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece toplanan deliller doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş ise de;
1- 40309533816 TC kimlik numaralı ... ili ... İlçesi Nüfus Müdürlüğüne kayıtlı ...’nın baba adının idari işlemlerle düzeltilmesine dair...Nüfus Müdürlüğüne başvurunun kim veya kimler tarafından yapıldığı ve ne şekilde istendiği, yapılan işlemlere ilişkin bütün belgelerin, ilgili nüfus müdürlüğünden,
2-Bu idari işlemlere dayanak olarak gösterilen noter belgesinini düzenleyen noter ve başkatibi hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan ... 7. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2011-15 Esas sayılı dosyası ile ceza dosyasının mahkemesinden,
3-İdari İşlemleri yapan nüfus memuru hakkında başlatılan soruşturmanın sonucuna dair evrakın ilgili Cumhuriyet Başsavcılığından,
4-Dava konusu ile ilgili 7.Hukuk Dairesi'nin bozma kararı verdiği ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2007/653-2008/2829 ilgisi itibariyle .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1970/761-1064, ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1991/542-1992/126 ve .... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2006/151-329 ve .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1994/995-1995/885 sayılı dosyalarının bu davanın sonucunu etkileyeceğinden mahkemelerinden,
Getirtilip incelenmeden eksik araştırma ile karar verilmesi,
5-Açılan dava sonucunda verilecek karardan nüfus kayıtlarının düzeltilmesi istenilen kişilerden taşınmaz devralan bu sebeple açılan dava sonucundan menfaati etkilenecek olan ve davaya asli müdahil olarak katılan ...'nın bu talebinin hukuki menfaat yokluğundan reddedilmesi,
6- Dava sonucu itibariyle miras hukukunu yakından ilgilendirdiğinden; davacıların mirasçısı olduklarını iddia ettikleri ...'nın nüfus kayıtlarına göre mirasçısı görünen 40300534188 T.C kimlik numaralı ... ve ... kızı ... ...'nin açılan dava sonucunda verilecek karardan menfaatleri etkilenecek mirasçılarının tespit edilerek davaya dahil edilip gösterecekleri deliller de toplandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
7-Nüfus kayıtları düzeltilen ve dava konusu edilen kişilerin son mirasçısı olabileceği gözetilerek Hazine'nin feri müdahil değil davalı olarak davaya dahil edilip göstereceği deliller toplanarak karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK'nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nın 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 03.04.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy