MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Vasilik Süresinin Uzatılması
Hasımsız görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün vasi vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Vasi ... vekili, vasilik süresinin uzatılmasını talep etmiştir. Mahkemece, 2013/1165 esas 2014/431 karar sayılı ilam ile kısıtlı ...'a ...'in vasi atanmış ise de; vasi vekilinin talebi üzerine uyap sisteminde vasiliği uzatma ekranına girildiği zaman kısıtlının daha önceden ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/738 esas sayılı dava dosyası ile kısıtlanıp kendisine... ...'ın vasi olarak atandığı, mahkemenin dosyasının ise sonraki tarihli esas olması ve aynı kişi ile ilgili farklı iki mahkemeden kısıtlama kararı olması sebebiyle vasinin süre uzatım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde vasi vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 411. maddesi gereğince, vesayet işlerinde yetkinin, küçüğün veya kısıtlının yerleşim yerindeki vesayet dairelerine ait olduğu; 21/2. maddesinde ise vesayet altındaki kişilerin yerleşim yerinin bağlı oldukları vesayet makamının bulunduğu yer olacağı düzenlenmiş olup, bu yetki kesindir ve mahkemece re'sen gözetilir. Aynı Yasanın 412. maddesi, vesayet makamının izni olmadıkça vesayet altındaki kişilerin yerleşim yerinin değiştirilemeyeceğini; 462/14. maddesi de, kendisine vasi veya yasal danışman atanmış olan kişinin yerleşim yerinin değiştirilmesi için vesayet makamından izin alınmasını hükme bağlamıştır. Vasi atanması davası sırasında yetkili mahkeme kısıtlının yerleşim yeri mahkemesi ise de, vasi atandıktan sonra kısıtlının yerleşim yeri kısıtlama kararı veren vesayet makamının bulunduğu yerdir ve vesayet makamının izni olmadıkça kısıtlının yerleşim yeri değiştirilemez.
Somut olay incelendiğinde, ... hakkında ilk olarak ... Sulh Hukuk Mahkemesi 2011/738 esas 2012/115 karar sayılı kararı ile 26.01.2012 tarihinde kısıtlama kararı verildiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; yukarıda açıklanan kanun maddeleri gereği vesayet makamının ... Sulh Hukuk Mahkemesi, kısıtlının yerleşim yerinin vesayet makamının bulunduğu ... olduğu, vesayet makamının izni olmadıkça kısıtlının ikametinin değiştirilemeyeceği dikkate alınarak; Mahkemece bu hususta araştırma yapılmaksızın işin esası incelenerek karar verilmiş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle vasi vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK'nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
23.01.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy