MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ölüm Tarihinin Düzeltilmesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacılar vekili, dava dilekçesinde, müvekkillerinin murisi Hamo Basmacı'nın 2001 yılında ölmesine rağmen nüfus kayıtlarında sağ göründüğünü bildirerek öldüğünün tespiti ile ölüm tarihinin nüfus kayıtlarına işlenmesini talep etmiş, yargılama sırasında gelen nüfus kaydında Hamo Basmacı'nın 15.12.2004 olan ölüm tarihinin nüfus kaydına işlendiğinin anlaşılması üzerine, ....'nın 15.12.2004 olan ölüm tarihinin 20.10.2001 olarak düzeltilmesini istemiştir. Mahkemece, davada ölüm tarihinin düzeltilmesinin istendiği, her davanın açıldığı tarihteki duruma göre değerlendirileceği, ölümün nüfus kayıtlarına işlenmesi 5490 Sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu uyarınca idari bir işlem olduğu, yargılama sırasında ölüm tarihinin tesciline yönelik ıslah talebinin bu durumu değiştirmeyeceği, dava açıldığı tarihteki şartlara göre idari bir işlem yoluyla giderilebilecek talebin dava yoluyla mahkemeden istenmesinde davacının hukuki yararı olmadığı gerekçesi ile davanın HMK. 114. maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiştir.
Dava, ölüm tarihinin düzeltilmesi istemine yöneliktir. Davacıların ölüm tarihinin düzeltilmesi istenilen Hamo Basmacı'nın mirasçıları olduğu iddia edilmektedir. Mirasçılık sıfatının belirlenmesinde ölüm esas olup, ölüm tarihi de mirasçı olunup olunamayacağını belirleyen önemli etkenlerden birisidir.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 35. maddesine göre, kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz. Ancak, olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar, nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir.
Dayanak belgelerindeki bilgilerin aile kütüklerine işlenmesi sırasında yapılmış bir maddî hata söz konusu değil ise aile kütüğünün herhangi bir kaydında düzeltme veya değişiklik ancak mahkeme kararı ile yapılabilecektir.
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanununun 35. maddesinde “kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez…” ibaresi yer aldığından, her hangi bir sınırlama olmaksızın nüfus kütüğünde mevcut her kaydın düzeltilmesinin istenebileceği kuşkusuzdur.
Önemle vurgulanmalıdır ki; zamanaşımı ve hak düşürücü süreye bağlı olmayan nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davalarda, her türlü delile başvurulabilir (YHGK, 11.2.1998 gün ve 2-87/77 sayılı). Şu durumda; zamanaşımı veya hak düşürücü süreye bağlı olmaksızın açılabilen nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davada resmi kayıt ve belgelere başvurulabileceği gibi tanık da dinlenebilecektir. Buna karşılık, nüfus kütüklerindeki “doğru olmayan kayıtların” düzeltilmesi için mahkemeden karar alınması zorunludur (TKM 39. md, Nüfus Hizmetleri Kanunu 11.md).
İşte bu noktada, nüfus kütüğünde yer alan “doğru olmayan kayıtlar”, ilgilileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından açılacak olan “kayıt düzeltme davası” ile gerçek durumuna uygun hale getirilebilir ki, bu dava uygulamada “nüfus kaydının düzeltilmesi davası” olarak adlandırılmaktadır.
Yukardaki açıklamalar doğrultusunda, mahkemece nüfus kayıtları getirtilip, davacıların aktif husumet ehliyetleri bulunup bulunmadığı denetlenip, bulunduğunun tespiti halinde dava nedeni ile hukukları etkilenecek kişilerin taraf olarak katılımları sağlanıp, taraflar tarafından gösterilecek ve mehkemece resen yapılacak araştırma sonucu elde edilecek kanıtlara göre esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile davanın usulden reddi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nın 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 05/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy